Aldığım Araçta Gizli Ayıp Çıktı: Ne Yapmalıyım? (2026)
İkinci el araçta boya kusuru, gizli hasar veya arıza çıktıysa alıcının TBK ve TKHK'dan doğan dört seçimlik hakkı, bedel indiriminin nasıl hesaplandığı ve galeri/şahıs satışı farkları.

İkinci el araç satın aldıktan kısa süre sonra motor arızası, boya kusuru ya da hasar kaydı ortaya çıkarsa çoğu alıcı ne yapacağını bilemez. Oysa Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve tüketici işlemlerinde ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), aracı ayıplı çıkan alıcıya birden fazla hak tanır. Bu yazıda ikinci el araç alımında ayıp kavramı, alıcının dört seçimlik hakkı, ihbar süreleri, bedel indiriminin nasıl hesaplandığı ve galeriden mi yoksa şahıstan mı alındığına göre değişen kurallar ele alınmaktadır.
Bu konuda bir dosyanız varsa:
İkinci El Araçta "Ayıp" Ne Demektir?
TBK m.219 uyarınca satılan, taraflarca kararlaştırılan nitelikleri taşımıyorsa ya da objektif olarak sahip olması gereken (o tür bir maldan beklenen) özellikleri taşımıyorsa ayıplıdır. İkinci el bir araçta bu, yalnızca mekanik arızalarla sınırlı değildir; boya-hasar kaydı, şase değişikliği, kilometre tahrifatı, önceden bildirilmemiş kaza geçmişi ya da satıcının sözlü olarak "hiç değişeni yok" dediği bir parçanın aslında değişmiş olması da ayıp sayılabilir.
İkinci el aracın niteliği gereği belirli bir yıpranmışlık payı normal karşılanır; alıcının aracın yaşına ve kilometresine göre makul ölçüde beklemesi gereken aşınma ayıp sayılmaz. Ayıp, aracın o yaş ve kilometredeki benzerlerinden daha kötü durumda olmasıdır.
Satıcının Sorumluluğu Kimden Kaynaklanır?
TBK m.219-231 hükümleri, satıcının satılanı ayıpsız teslim etme yükümlülüğünü düzenler. Bu sorumluluk satıcının kusuruna bağlı değildir — satıcı ayıbı bilmese dahi sorumludur. Tüketici işlemi niteliğindeki satışlarda (galeriden alım gibi) ayrıca TKHK devreye girer ve tüketici lehine ek güvenceler sağlar.
Alıcının Dört Seçimlik Hakkı
Araç ayıplı çıktığında alıcı, TBK m.227 (tüketici işlemlerinde TKHK m.11) uyarınca aşağıdaki dört haktan yalnızca birini seçerek kullanabilir:
| Seçimlik Hak | Ne zaman tercih edilir | Önemli şart |
|---|---|---|
| Sözleşmeden dönme | Araçtan tamamen vazgeçilmek istendiğinde | Aracı iade etmeye hazır olunmalı; ayıp önemli olmalı |
| Bedelde indirim | Araç kullanılabilir ama değeri düşükse | İndirim oranı "nispi metot" ile hesaplanır |
| Ücretsiz onarım | Sorun giderilebilir nitelikteyse | Onarım aşırı masraflı olmamalı |
| Ayıpsız misliyle değişim | Aynı model/durumda ayıpsız bir araç mevcutsa | Değişim fiilen mümkün olmalı; galeri satışlarında daha gerçekçi |
Alıcı bu haklardan yalnızca birini seçer; talep ettiği hak somut olayda uygulanamaz durumdaysa diğerine geçebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2024 tarihli, 2023/4665 E. ve 2024/2813 K. sayılı kararına konu olayda, sıfır kilometre bir araç motor arızası nedeniyle yetkili servise bırakılmış ve öngörülen tamir süresi aşılınca alıcı ayıpsız misliyle değişim talep etmiştir; mahkeme, tamir süresinin aşılmasını tek başına diğer seçimlik haklara geçiş için yeterli bulmuştur. Bu ilke ikinci el satışlarda da aynı şekilde uygulanır.
Seçimlik Haklar Arasında Geçiş Mümkün müdür?
Kural olarak hayır — seçim yapıldıktan sonra dönülemez. Ancak talep edilen hak (örneğin onarım) makul sürede yerine getirilmezse ya da fiilen imkânsız hâle gelirse, alıcı diğer bir seçimlik hakka geçebilir. Bu geçiş hakkı, yukarıdaki Yargıtay kararında olduğu gibi süre aşımı hâllerinde özellikle önem kazanır.
Bedel İndirimi Nasıl Hesaplanır? Nispi Metot
Bedelde indirim talep edildiğinde mahkemeler, "nispi metot" adı verilen bir hesaplama yöntemi uygular. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2018 tarihli, 2017/531 E. ve 2018/409 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu yöntemde bilirkişi aracın satış tarihindeki ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı hâldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirler; iki değer arasındaki oran, satış bedeline uygulanarak indirim miktarı bulunur.
Basitleştirilmiş formül şöyledir:
İndirim Oranı = Ayıplı Rayiç Değer ÷ Ayıpsız Rayiç Değer — bu oran, gerçek satış bedeline uygulanarak kalan (indirimli) bedel bulunur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2021 tarihli, 2020/8432 E. ve 2021/8824 K. sayılı kararına konu olayda, takas yoluyla alınan bir araçta sonradan hasar kaydı ortaya çıkmış; bilirkişi incelemesi sonucu aracın hasarsız ve hasarlı rayiç değerleri karşılaştırılarak alıcı lehine tazminata hükmedilmiştir. Önemli bir nokta: hesaplamada tarafların kararlaştırdığı (örneğin pazarlıkla düşürülmüş) satış bedeli değil, objektif piyasa rayiçleri esas alınır.
Açık Ayıp — Gizli Ayıp Farkı ve İhbar Süresi
Ayıp, teslim sırasında olağan bir muayene ile fark edilebiliyorsa açık ayıp, ancak kullanım sırasında ortaya çıkıyorsa gizli ayıp sayılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2025 tarihli, 2024/1626 E. ve 2025/1923 K. sayılı kararında, bir arızanın gizli ayıp sayılması için kullanıma başlandıktan sonra ortaya çıkmış ve uzman olmayan bir kişinin görsel muayeneyle teslim anında fark edemeyeceği nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, aynı arıza nedeniyle araç iki kez servise götürülmesine rağmen giderilemeyince alıcının sözleşmeden dönme talebi haklı bulunmuştur.
Gizli Ayıp Nasıl İspat Edilir?
İspat yükü, satışın niteliğine göre değişir. Tüketici işlemlerinde (galeriden alım) TKHK m.10 uyarınca, malın tesliminden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan arızaların teslim anında var olduğu kabul edilir — aksini ispat satıcıya (galeriye) aittir. Altı ay geçtikten sonra veya şahıslar arası satışlarda ise ayıbın satış anında mevcut olduğunu göstermek genellikle alıcıya düşer; bu noktada bağımsız ekspertiz raporu, servis kayıtları ve bilirkişi incelemesi belirleyici olur.
Şahıstan mı, Galeriden mi Aldınız? Uygulanan Kanun Değişir
İkinci el araç satışının tarafları, hangi hukuki rejimin uygulanacağını doğrudan etkiler:
| Satış Türü | Taraflar | Uygulanan Kanun | İhbar Süresi |
|---|---|---|---|
| Tüketici satışı | Galeri (tacir) → Tüketici | 6502 s. TKHK m.8-11 | Makul süre; ilk 6 ay ispat yükü satıcıda |
| Şahıslar arası satış | Kişi → Kişi | TBK m.219-231 | Ayıbı öğrenir öğrenmez, makul süre içinde |
| Ticari satış | Tacir → Tacir | TBK + TTK m.23 | Katı süreler (aşağıda) |
Ticari Satışlarda Neden Daha Katı Kurallar Var?
Taraflardan her ikisi de tacirse (örneğin bir galerinin başka bir galiriden veya filo şirketinden araç alması), Türk Ticaret Kanunu m.23 devreye girer ve tüketici işlemlerine göre çok daha kısa, kesin süreler öngörür: malın ayıbı teslim sırasında açıkça belliyse alıcı iki gün içinde, açık değilse sekiz gün içinde incelemekle ve satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bu süreler kaçırılırsa, tacir alıcı kural olarak ayıba dayalı haklarını kaybeder. Vurgulamak gerekir ki bu katı rejim yalnızca tacirler arası satışlarda geçerlidir; bir galeriden araç alan bireysel tüketici bu kısa sürelere tabi değildir.
"Aracı Mevcut Haliyle Beğenerek Aldım" Savunması Geçerli mi?
Uygulamada satıcılar sık sık, alıcının aracı inceleyip beğenerek aldığını, dolayısıyla ayıbı bildiğini ileri sürer. Bu savunma ancak alıcının o ayıbı satış sırasında gerçekten bilmesi veya normal bir dikkatle fark edebilecek durumda olması hâlinde geçerlidir; sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar için bu savunma kural olarak işlemez. Satış fiyatının piyasa rayicinin belirgin şekilde altında olması ve bunun makbuz/sözleşmeye "hasarlı/değişenli araçtır, bu husus fiyata yansıtılmıştır" şeklinde açıkça yansıtılmış olması, satıcı lehine güçlü bir delil oluşturabilir — ancak sözlü iddialar tek başına yeterli görülmez.
İkinci El Araçta Ekspertiz Raporu Ne Zaman Zorunlu? (8 Yaş / 160.000 KM Kuralı)
İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca, yetkili satıcılar (galeriler) sattıkları araç için ekspertiz raporu düzenlemek ve bu raporu alıcıya sunmakla yükümlüdür. Ancak bu zorunluluğun kapsamı aracın yaşına ve kilometresine göre değişir: 8 yaşından küçük ve 160.000 kilometrenin altındaki araçların satışında ekspertiz raporu düzenlenmesi zorunludur ve raporun bir nüshası notere ibraz edilmelidir. Aracın yaşı 8'i veya kilometresi 160.000'i aşıyorsa ekspertiz raporu tercihe bağlıdır, zorunlu değildir — ancak bu durum satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, yalnızca galeri garantisi kapsamı dışında kalmasına yol açabilir.
Ekspertiz raporunda yer almayan, sonradan ortaya çıkan bir ayıp, galerinin sorumluluğunu güçlendiren en önemli delillerden biridir. Şahıslar arası satışlarda ekspertiz zorunlu olmasa da, alım öncesi bağımsız bir ekspertiz yaptırmak hem pazarlık hem de ileride açılabilecek bir davada delil açısından tavsiye edilir.
İkinci El Araç Satış Sözleşmesini Notere Onaylatmak Ayıp Hakkını Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Noterde düzenlenen satış sözleşmesi, aracın mülkiyetinin devrini resmî şekilde belgeler; ancak satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz. Ekspertiz raporu da hukuken üçüncü kişi konumundaki bir uzmanın beyanı niteliğindedir ve satıcının sorumluluğunu ancak raporda açıkça belirtilmiş ve alıcının bilerek kabul ettiği kusurlar bakımından sınırlar. Noter sözleşmesinde "araç mevcut haliyle, görülerek satılmıştır" gibi genel bir ibarenin bulunması da, yukarıda ele aldığımız gibi gizli ayıpları kapsamaz.
İkinci El Araçta Hasar Kaydı Tek Başına Ayıp Sayılır mı?
Hayır, otomatik olarak sayılmaz. Bir aracın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kayıtlı bir hasar geçmişi bulunması ve bu hasarın satış öncesinde alıcıya bildirilmiş, satış fiyatına yansıtılmış olması hâlinde bu bir ayıp oluşturmaz — alıcı bunu bilerek satın almıştır. Ayıp, satıcının hasar kaydını alıcıdan gizlemesi veya hasar kaydının satış sırasında beyan edilenden çok daha ağır (örneğin "boyalı" denilip aslında "ağır hasar kayıtlı" veya "pert" olması) çıkması hâlinde söz konusu olur. Bu nedenle satış öncesinde aracın hasar kaydının sorgulanması ve satış sözleşmesine/ilanına yansıtılan bilgiyle karşılaştırılması önemlidir.
Kilometre Tahrifatı (Km Düşürme) Ayrı Bir Sorun mu?
Kilometre tahrifatı, ikinci el araç satışlarında en sık görülen ayıp türlerinden biridir ve hukuki sonuçları klasik bir ayıptan daha ağırdır. Aracın gösterge panelindeki kilometrenin gerçek değerinden düşük gösterilmesi:
- Hukuki boyutta — TBK m.219 anlamında açık bir ayıptır; alıcı yukarıda anlatılan dört seçimlik haktan dilediğini kullanabilir, ayrıca gerçek kilometreye göre değer kaybı üzerinden tazminat talep edebilir.
- Cezai boyutta — kilometre sayacında değişiklik yapılıp bu bilgi resmî ekspertiz raporuna veya satış belgesine yansıtılmışsa, olayın niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun dolandırıcılık (TCK m.157) ve özel belgede sahtecilik hükümleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle kilometre tahrifatı tespit edilen olaylarda hukuk davası (seçimlik haklar, tazminat) ile ceza şikâyeti aynı anda, birbirinden bağımsız olarak yürütülebilir; biri diğerinin şartı değildir.
Bilirkişi İncelemesi Dava Sürecinde Nasıl İşler?
Ayıplı araç davalarında mahkeme, kural olarak konusunda uzman (otomotiv mühendisi, eksper) bir veya birden fazla bilirkişi görevlendirir. Bilirkişi incelemesi genellikle şu aşamalardan oluşur:
| Aşama | İçerik |
|---|---|
| 1. Araç üzerinde fiziki inceleme | Boya, şase, kaporta, motor ve şanzıman kontrolü; varsa değişen/boyalı parçaların tespiti |
| 2. Belge incelemesi | Satış sözleşmesi, ilan metni, varsa ekspertiz raporu ve servis kayıtlarının karşılaştırılması |
| 3. Rayiç değer tespiti | Aracın ayıpsız hâldeki ve ayıplı hâldeki güncel piyasa (rayiç) değerlerinin ayrı ayrı belirlenmesi |
| 4. Oran/İndirim hesabı | Bedelde indirim talep edilmişse nispi metotla indirim miktarının hesaplanması |
Bilirkişi raporuna karşı taraflar itiraz edebilir; mahkeme gerekli görürse ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor isteyebilir. Bu nedenle dava açmadan önce toplanan ekspertiz raporu, fotoğraf ve servis kayıtları, bilirkişi incelemesinin hızını ve isabetini doğrudan etkiler.
Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Kural olarak ayıplı mal satışında talep edilebilecek olan, yukarıda anlatılan dört seçimlik hak ve bunlara bağlı maddi tazminattır; manevi tazminat otomatik olarak doğmaz. Ancak satıcının ayıbı bilerek gizlediği, kilometre tahrifatı gibi ağır kusur veya hileli davranış içeren durumlarda, TBK'nın genel haksız fiil hükümleri (m.49 vd.) çerçevesinde ayrıca manevi tazminat talep edilmesi mümkün olabilir. Bu tür bir talebin kabul edilmesi, somut olayda hile veya ağır kusurun ispatlanmasına bağlıdır; sıradan bir ayıp iddiasında manevi tazminat talebinin kabul görmesi genellikle beklenmez.
Ayıba Dayalı Dava Açma Hakkında Zamanaşımı Ne Kadardır?
İhbar süresiyle karıştırılmaması gereken ayrı bir süre daha vardır: dava açma hakkının zamanaşımı. TBK m.231 uyarınca, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan her türlü dava hakkı — ayıp sonradan ortaya çıksa bile — aracın alıcıya tesliminden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu iki yıllık süre şahıslar arası satışlarda da, galeriden alımlarda da temel kuraldır.
Bu kuralın iki önemli istisnası vardır:
- Satıcı, aracı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise (örneğin ayıbı bilerek gizlemişse), iki yıllık kısa zamanaşımından yararlanamaz; bu durumda genel 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.
- İki yıllık süre içinde satıcıya usulüne uygun bildirilen bir ayıba dayalı def'i hakkı (örneğin satıcı bedel talep ettiğinde buna karşı ayıp itirazında bulunma hakkı), bu süre dolduktan sonra da ortadan kalkmaz.
Pratik sonucu şudur: aracı aldıktan iki yıl sonra fark edilen bir ayıp için, satıcının ağır kusuru ispatlanamıyorsa dava açma hakkı kural olarak düşmüş olur — bu nedenle ayıp fark edildiğinde hem ihbarın hem de gerekirse dava açma işleminin makul sürede geciktirilmemesi önemlidir.
İkinci El Araç Ayıp Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Görevli mahkeme, satıcının kimliğine göre değişir. Aracı bir galeriden veya bu işi meslek olarak yapan bir satıcıdan aldıysanız, aradaki ilişki tüketici işlemi sayılır ve dava Tüketici Mahkemesinde açılır (tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar). Aracı bir şahıstan aldıysanız, ilişki tüketici işlemi sayılmaz ve dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yetki bakımından tüketici davalarında, tüketicinin kendi yerleşim yerindeki mahkeme de yetkilidir — yani davayı açmak için satıcının bulunduğu şehre gitmeniz gerekmez.
İkinci El Araç Davasında Dava Açmadan Önce Hakem Heyetine veya Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?
Galeriden alınan araçlarda (tüketici işlemi), 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi uyarınca dava açmadan önce bir ön aşamaya başvurmak zorunludur — hangi aşama olduğu uyuşmazlığın parasal değerine göre değişir:
- 2026 yılı için 186.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda önce İl/İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur; heyet kararına karşı tüketici mahkemesinde itiraz yolu açıktır.
- 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyeti yetkisizdir; bu durumda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
Şahıstan alınan araçlarda (tüketici işlemi sayılmayan, asliye hukuk mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda) bu zorunlu ön aşamalar uygulanmaz, doğrudan dava açılabilir.
İkinci El Araç Davasında Faiz Ne Zamandan İtibaren İşler?
Bedel iadesi veya bedel indirimi talep edilen davalarda, satıcı temerrüde düşürüldüğü andan (genellikle ayıbın ihbar edildiği veya ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten) itibaren faiz talep edilebilir. Bu nedenle ayıbın satıcıya yazılı olarak, tebligatı ispatlanabilir bir yöntemle (noter ihtarnamesi gibi) bildirilmiş olması, yalnızca ispat açısından değil, faizin başlangıç tarihinin netleşmesi açısından da önemlidir.
Dava Sürerken Ayıplı Aracı Başkasına Satarsam Davam Devam Eder mi?
Ayıba dayalı dava sürerken aracı üçüncü bir kişiye satmak, kural olarak davayı kendiliğinden sona erdirmez; ancak talep edilen seçimlik hakkın niteliği bu noktada önem kazanır. Aracın iadesini (sözleşmeden dönme) talep ediyorsanız, aracı elinizde bulunduramamanız uygulamada ciddi güçlükler doğurabilir; buna karşılık bedel indirimi veya tazminat gibi parasal taleplerde aracın elde bulunması zorunlu değildir. Bu nedenle dava sürecinde aracı elden çıkarmadan önce, hangi seçimlik hakkın talep edildiğinin ve bunun sonuçlarının bir avukatla değerlendirilmesi önerilir.
Dava Öncesi Nelere Dikkat Edilmeli?
- Ayıp fark edilir edilmez satıcıya yazılı bildirim yapılmalı (noter ihtarnamesi ispat gücü en yüksek olanıdır)
- Servis raporları, faturalar ve tamir öncesi/sonrası fotoğraflar saklanmalı
- Mümkünse bağımsız bir ekspertiz raporu alınmalı
- İlanda veya sözleşmede araçla ilgili yapılan yazılı beyanlar (kilometre, hasar durumu, değişen parça) saklanmalı
- Talep edilecek seçimlik hak, somut duruma göre önceden değerlendirilmeli — dava açıldıktan sonra hak değiştirmek genellikle mümkün değildir
Sonuç
İkinci el araç alımında ortaya çıkan ayıplarda alıcının elinde dört ayrı seçimlik hak, bedel indiriminde uygulanacak nesnel bir hesaplama yöntemi (nispi metot) ve satışın niteliğine göre değişen ispat/ihbar kuralları vardır. Hangi hakkın somut olayınıza en uygun olduğunu ve talebinizi nasıl ileri sürmeniz gerektiğini değerlendirmek için Tüketici Hukuku alanındaki diğer içeriklerimize göz atabilir, ayrıca ayıplı ürünlerde genel seçimlik haklar yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İkinci el araç ayıplı çıktı, hangi hakkımı kullanmalıyım?
Sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim haklarından birini seçebilirsiniz. Hangisinin uygun olduğu ayıbın ağırlığına ve aracın durumuna göre değişir.
Satıcı 'aracı beğenerek aldın' derse hakkımı kaybeder miyim?
Hayır, kural olarak kaybetmezsiniz. Bu savunma ancak ayıbı satış sırasında gerçekten bildiğiniz veya normal dikkatle fark edebileceğiniz ispatlanırsa geçerli olur; sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda işlemez.
Bedel indirimi talep edersem miktar nasıl hesaplanır?
Mahkemeler 'nispi metot' uygular: aracın ayıpsız ve ayıplı hâldeki rayiç değerleri bilirkişi tarafından belirlenir, aradaki oran satış bedeline uygulanarak indirim miktarı bulunur.
Galeriden mi, şahıstan mı aldığım fark eder mi?
Evet. Galeriden (tacirden) alımda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilk altı ay için satıcı aleyhine ispat karinesi uygulanır. Şahıslar arası satışta Türk Borçlar Kanunu hükümleri geçerlidir.
Ticari satışlarda (tacirden tacire) süre neden bu kadar kısa?
Türk Ticaret Kanunu m.23 uyarınca tacirler arası satışlarda ayıp açıkça belliyse 2 gün, değilse 8 gün içinde satıcıya bildirim yapılması zorunludur; bu süreler tüketici satışlarındaki makul süreden çok daha katıdır.
Ekspertiz raporu olmayan bir araçta hakkım var mı?
Evet, ekspertiz raporunun bulunmaması ayıba dayalı haklarınızı ortadan kaldırmaz. Ancak varsa ekspertiz raporu ve almadıysanız bağımsız bir ekspertiz, ispat açısından güçlü bir delildir.
Onarım talep ettim ama araç bir türlü teslim edilmiyor, ne yapabilirim?
Onarım veya değişim talebi makul sürede (uygulamada genellikle 30 iş günü ölçüt alınır) yerine getirilmezse, diğer seçimlik haklardan birine (örneğin sözleşmeden dönme) geçebilirsiniz.
Kilometresi düşürülmüş bir araç aldım, ceza şikâyeti de yapabilir miyim?
Evet. Kilometre tahrifatı hem ayıba dayalı hukuk davasına (seçimlik haklar, tazminat) hem de olayın niteliğine göre dolandırıcılık veya belgede sahtecilik suçlarından ceza şikâyetine konu olabilir; bu iki yol birbirinden bağımsız yürütülür.
Ayıplı araç davasında manevi tazminat alabilir miyim?
Kural olarak hayır; talep edilen esas olarak maddi zarardır. Ancak satıcının ayıbı bilerek gizlediği veya hile yaptığı ispatlanan ağır durumlarda ayrıca manevi tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.
Aracı aldıktan ne kadar süre sonra dava açma hakkım düşer?
TBK m.231 uyarınca ayıba dayalı dava açma hakkı, aracın tesliminden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Satıcının ağır kusuru (ayıbı bilerek gizlemesi) ispatlanırsa bu süre yerine 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır.
Ayıplı araç davasında hangi mahkemeye başvurmalıyım?
Aracı galeriden aldıysanız Tüketici Mahkemesine, şahıstan aldıysanız Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulur. Tüketici davalarında kendi yerleşim yerinizdeki mahkeme de yetkilidir.
Dava açmadan önce hakem heyetine veya arabulucuya gitmem gerekir mi?
Galeriden alınan araçlarda evet: 2026 yılında 186.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine, bu tutarın üzerindekilerde arabulucuya başvuru dava şartıdır. Şahıstan alınan araçlarda bu zorunluluk yoktur.
İkinci el araçta ekspertiz raporu her zaman zorunlu mu?
8 yaşından küçük ve 160.000 km altındaki araçların galeri satışında ekspertiz raporu zorunludur. Bu sınırların üzerindeki araçlarda ekspertiz tercihe bağlıdır, ancak satıcının ayıptan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Dava sürerken ayıplı aracı satarsam ne olur?
Bedel indirimi veya tazminat gibi parasal taleplerde aracın elde bulunması zorunlu değildir; ancak sözleşmeden dönme (iade) talebinde aracın elde bulunmaması ciddi güçlükler doğurabilir. Bu nedenle satmadan önce avukatla değerlendirme yapılması önerilir.
- ikinci el araç
- ayıplı araç
- galericiden araç alımı
- araç iade davası
- tüketici hakem heyeti
- ikinci el araçta gizli ayıp
- galeriden alınan araç ayıplı
- araçta hasar kaydı
- kilometre düşürme
- ekspertiz raporu zorunlu mu
- araç bedel iadesi
- araç değer kaybı
- tüketici hakem heyeti araç
- ayıplı araç davası
- noter araç satışı ayıp
- tbk 219
- araç ayıp ihbar süresi
Bu konudaki hizmetlerimiz
Tüketici Hukuku



