İçeriğe geç
0553 774 93 58

Baro Sicil No 74199

Faaliyet Alanları

İstanbul Ceza Avukatı

Ceza yargılamasında savunma hakkı, soruşturmanın ilk anından itibaren doğar. İfade ve sorgu aşamasında verilen beyanlar dosyanın seyrini belirleyebildiğinden, bu aşamada müdafi bulundurulması önem taşır.

Büromuz hem şüpheli ve sanık müdafiliği hem de suçtan zarar gören vekilliği kapsamında çalışmaktadır. Süreç boyunca dosyanın hangi aşamada olduğu ve atılabilecek adımlar müvekkile anlaşılır biçimde aktarılır.

Soruşturma Aşamasında Savunma

Soruşturma, bir suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve kolluk ya da savcılık tarafından yürütülür. Şüphelinin ifadesi alınırken müdafi bulunması, sonraki aşamaların seyrini doğrudan etkiler; susma hakkı, itirazı gereken usulsüzlükler ve toplanan delillerin değerlendirilmesi bu aşamada önem kazanır. Soruşturma, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya iddianameyle sonuçlanır.

İfade ve Sorgu Sırasında Haklar

Şüpheli, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmayabilir (susma hakkı) ve ifade ya da sorgu sırasında bir müdafiin hazır bulunmasını isteyebilir; ekonomik yetersizlik hâlinde baro tarafından resen müdafi görevlendirilir. İfade ve sorgu kaydında teknik imkânlardan yararlanılır (CMK m.147). Kötü muamele, aldatma, tehdit gibi yasak usullerle alınan ifadeler rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez; müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148).

Gözaltı Süresi ve İtiraz

Gözaltı süresi yakalama anından itibaren hesaplanır ve kanunda öngörülen üst sınırı aşamaz; toplu işlenen suçlarda cumhuriyet savcısı bu süreyi belirli aralıklarla uzatabilir. Şüpheli veya müdafi, gözaltı kararına ve süresine karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Soruşturmanın Sonuçlanması

Toplanan deliller suçun işlendiğini gösteren yeterli şüpheyi ortaya koymuyorsa savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verir; bu karara karşı mağdur veya şikâyetçi itiraz edebilir. Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenip mahkemeye sunulur ve kovuşturma aşaması başlar.

Kovuşturma Aşamasında Sanık Müdafiliği

İddianamenin kabulüyle kovuşturma aşaması başlar ve dosya mahkemede görülür. Bu aşamada delillerin tartışılması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi ve sanık lehine delillerin sunulması müdafinin temel görevleri arasındadır. Yargılama sonunda mahkumiyet, beraat veya diğer kanunda sayılan kararlardan biri verilir.

Tutuklama ve Adli Kontrol Tedbirleri

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve kanunda sayılan bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi vb.) birlikte bulunması hâlinde uygulanabilen istisnai bir koruma tedbiridir. Adli kontrol; yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza, konut sınırlaması gibi daha hafif tedbirleri kapsar ve tutuklamaya alternatif olarak uygulanabilir.

Tutuklama Şartları

Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin yanında, kaçma şüphesi ya da delilleri karartma tehlikesi gibi kanunda sayılan bir tutuklama nedeninin de bulunması gerekir; kanunda sayılan bazı ağır suçlarda tutuklama nedeninin varlığı kural olarak kabul edilir. Tutuklama, ölçülülük ilkesi gereği başka bir tedbirle amaca ulaşılamayacaksa uygulanır.

Tutuklamaya İtiraz

Şüpheli, sanık veya müdafi, tutuklama kararına karşı kanunda öngörülen süre içinde bir üst mercideki mahkemeye itiraz edebilir. İtiraz incelemesi dosya üzerinden yapılır; tutukluluğun devamına her ay resen de karar verilebileceğinden, tahliye talepleri sürecin her aşamasında yenilenebilir.

Adli Kontrol Tedbirleri

Kanun; yurt dışına çıkış yasağı, belirli günlerde adliyeye imzaya gitme, konutu terk etmeme, kefalet gösterme gibi çeşitli adli kontrol tedbirlerini tek başına ya da birlikte uygulanabilecek şekilde düzenler. Adli kontrol tedbirine uyulmaması hâlinde hâkim, tedbiri ağırlaştırabilir veya tutuklama kararı verebilir.

İstinaf ve Temyiz Süreci

İlk derece mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf, istinaf kararına karşı da belirli şartlarla Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilir. Her iki kanun yolunda da süreler kısa ve kesindir; süresinde başvurulmaması kararın kesinleşmesi sonucunu doğurur.

Uzlaştırma ve Önödeme

Kanunda sayılan bazı suçlarda (kasten yaralamanın bazı hâlleri, taksirle yaralama, tehdit, hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi) soruşturma ya da kovuşturma dosyası, bağımsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla mağdur ile şüpheli/sanık arasında anlaşma sağlanması için uzlaştırma bürosuna gönderilir. Anlaşma sağlanırsa kural olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ya da dava düşer. Hakaret, ısrarlı takip ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ise şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma kapsamı dışındadır (CMK m.253/3). Önödeme ise bazı hafif suçlarda belirlenen tutarın ödenmesiyle kamu davası açılmasını önleyen ayrı bir kurumdur.

Uzlaştırmaya Tabi Suçlar

Uzlaştırma kapsamı kanunda tek tek sayılmıştır; şikâyete bağlı suçların büyük bölümü ile kasten yaralama, tehdit, güveni kötüye kullanma gibi resen kovuşturulan bazı suçlar da bu kapsamdadır. Soruşturma veya kovuşturma konusu birden fazla suçu kapsıyorsa, uzlaştırmaya tabi olmayan bir suç varsa dosyanın tamamı uzlaştırmaya gönderilmez.

Uzlaştırma Süreci Nasıl İşler

Dosya, savcılık veya mahkeme tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilir; büro, bağımsız bir uzlaştırmacı görevlendirir ve uzlaştırmacı taraflarla ayrı ayrı veya birlikte görüşerek anlaşma sağlamaya çalışır. Taraflardan biri uzlaşmayı kabul etmezse veya süresinde sonuç alınamazsa dosya olağan sürecine, soruşturma ya da kovuşturmaya, geri döner.

Önödeme Nedir

Önödeme, uzlaştırma kapsamındaki suçlar dışında kalan ve yalnız adli para cezasını ya da üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanır (TCK m.75). Cumhuriyet savcılığı ödenecek tutarı bildirir; tutar soruşturma giderleriyle birlikte on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz. Bu süre içinde istenirse tutar birer ay arayla üç eşit taksitle ödenebilir; taksitler süresinde ödenmezse soruşturma devam eder.

Ceza Davasında Avukatın Rolü

Bir ceza davasında avukatın işlevi yalnızca duruşmada konuşmaktan ibaret değildir: dosyadaki delilleri incelemek, savunmaya yarayacak delilleri toplatmak, bilirkişi raporlarına usulünde itiraz etmek, sürelerin kaçırılmamasını sağlamak ve müvekkile süreç boyunca hangi aşamada olunduğunu anlaşılır biçimde anlatmak bu işin büyük kısmını oluşturur. Şüpheli veya sanığın kendisini bizzat savunması kanunen mümkündür, ancak dosyanın karmaşıklığı ve sürelerin kesinliği göz önüne alındığında bu tercih ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Mağdur ve Şikâyetçi Hakları

Bir suçtan zarar gören kişi, soruşturma ve kovuşturma sürecinde kendi haklarını korumak için de avukat tutabilir. Mağdur; soruşturmanın gidişatı hakkında bilgi alma, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme, kovuşturma aşamasında davaya katılan sıfatıyla katılma ve talep hâlinde maddi-manevi tazminat isteme haklarına sahiptir. Katılan vekili, sanığın avukatının sahip olduğu birçok usuli yetkiyi (tanığa soru sorma, delillere itiraz etme gibi) mağdur adına kullanabilir.

Ceza Yargılamasında Başlıca İtiraz ve Kanun Yolu Süreleri

İşlemSüreNot
Tutuklama kararına itiraz2 haftaKararı öğrenmeden itibaren işler (CMK m.268; 2024'e kadar 7 gündü)
İstinaf başvurusu2 haftaHükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren (CMK m.273)
Temyiz başvurusu2 haftaBölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren (CMK m.291)

Ceza Hukukunda Başlıca Suç Kategorileri

KategoriÖrnek Suçlarİlgili Madde
Kişilere karşı suçlarKasten yaralama, tehdit, hakaretTCK m.86, m.106, m.125
Mal varlığına karşı suçlarHırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanmaTCK m.141, m.157, m.155
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarCinsel saldırı, cinsel istismarTCK m.102, m.103
Uyuşturucu suçlarıUyuşturucu madde ticareti, kullanımıTCK m.188, m.191
Taksirli suçlarTaksirle yaralama, taksirle ölüme sebebiyetTCK m.85, m.89

Bu Alanda Yürütülen İşler

  • Soruşturma aşamasında şüpheli müdafiliği
  • İfade ve sorgu süreçlerine katılım
  • Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz
  • Kovuşturma aşamasında sanık müdafiliği
  • Suçtan zarar gören ve katılan vekilliği
  • İstinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması
  • Uzlaştırma ve önödeme süreçleri
  • Adli sicil kaydının silinmesi başvuruları

Sık Sorulan Sorular

İfadeye çağrıldım, avukat bulundurmak zorunda mıyım?

Kural olarak zorunlu değildir; ancak müdafi yardımından yararlanmak anayasal bir haktır. Kanunda sayılan bazı hâllerde (örneğin alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda veya şüphelinin çocuk olması hâlinde) müdafi bulundurulması zorunludur. Müdafi tayin edecek durumda olmayanlar için barodan müdafi görevlendirilmesi istenebilir.

Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Bu, suçun takibinin şikâyete bağlı olup olmadığına göre değişir. Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme, soruşturmanın veya davanın sona ermesi sonucunu doğurabilir. Buna karşılık resen takip edilen suçlarda şikâyetten vazgeçme yargılamayı sona erdirmez; yalnızca delil değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m.268; bu süre 2024'te yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır). İtiraz, kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle yapılır ve bir üst merci tarafından incelenir. Ayrıca soruşturma ve kovuşturma sürecinde her aşamada tahliye talebinde bulunmak mümkündür.

Adli sicil kaydı ne zaman silinir?

Cezanın infazı tamamlandıktan sonra kayıt adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesine ve şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Talep, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvuruyla ileri sürülür.

Şikâyete bağlı suç ile resen kovuşturulan suç arasındaki fark nedir?

Şikâyete bağlı suçlarda soruşturma, ancak mağdurun şikâyeti üzerine başlar ve mağdur şikâyetinden vazgeçerse yargılama kural olarak sona erer. Resen kovuşturulan suçlarda ise savcılık, mağdurun bir talebi olmasa bile suçu öğrenir öğrenmez soruşturmayı kendiliğinden başlatır ve şikâyetten vazgeçme yargılamayı etkilemez. Bir suçun hangi kategoride olduğu ilgili kanun maddesinde ayrıca belirtilir.

Etkin pişmanlık nedir, cezayı nasıl etkiler?

Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra zararı gidermesi, malı iade etmesi veya yetkilileri bilgilendirmesi gibi kanunda sayılan davranışları göstermesi hâlinde cezada indirim ya da bazı suçlarda cezasızlık sağlayan bir kurumdur. Hangi suçlarda ve hangi koşullarda uygulanacağı, ilgili suç tipine göre Türk Ceza Kanunu'nun özel hükümlerinde ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Ceza Hukuku

Dolandırıldım, Paramı Nasıl Geri Alırım? (2026)

Dolandırıldıktan sonra paranızı geri almanın yolları: CMK 128/A ile askıya alma, el koyma ve iade, yetkisiz işlemde bankanın iade yükümlülüğü, kredi kartı itirazı, faile ve hesap sahibine tazminat, sebepsiz zenginleşme, ihtiyati haciz, süreler ve emsal kararlar.

Yazının devamı
Ceza Hukuku

Kripto Borsasında Hesabım Donduruldu: Ne Yapmalıyım? (2026)

Kripto borsasındaki hesabınız dondurulduysa: SPK 35/C'deki iç şikayet mekanizması ve sorumluluk kuralları, piyasa bozucu işlem şüphesi, MASAK blokesi ve CMK 128/A, varlıklarınızın güvencesi, yurt dışı platformlar ve hukuki yollar.

Yazının devamı
Ceza Hukuku

Hesabıma Bloke Konuldu: Kim Koydu, Nasıl Öğrenirim? (2026)

Hesabınıza bloke konulduysa önce kimin koyduğunu öğrenmelisiniz: icra, vergi dairesi, SGK, MASAK, CMK 128/A, hâkim kararı, ihtiyati haciz ya da bankanın kendisi. Nasıl öğrenilir, maaş ve emekli aylığı sınırları, itiraz süreleri ve emsal kararlar.

Yazının devamı