İçeriğe geç
0553 774 93 58

Baro Sicil No 74199

Faaliyet Alanları

İstanbul İcra Avukatı

İcra ve iflas hukuku, bir alacağın devlet gücü kullanılarak zorla tahsil edilmesini düzenler; temel dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur. Takip; mahkeme ilamına dayanan ilamlı icra ya da sözleşme, fatura, bono gibi bir belgeye veya salt alacak iddiasına dayanan ilamsız icra yoluyla başlatılabilir. İlamsız takipte borçluya ödeme emri, ilamlı takipte ise icra emri gönderilir (İİK m.32, m.60).

Borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesi ilamsız takibi durdurur; bu durumda alacaklının itirazın iptali davası açması ya da icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi gerekir. Tacir olmayan borçlular hakkında haciz yoluyla, tacirler hakkında ise ayrıca iflas yoluyla takip yapılabilir. Borcunu vadesinde ödeyemeyecek durumdaki borçluya ise konkordato, alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırma imkânı tanır.

İlamsız İcra Takibi

Bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan, alacaklının icra dairesine başvurusuyla başlatılan takip türüdür. Borçluya ödeme emri gönderilir; süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Sözleşme, fatura veya cari hesap ekstresi gibi belgelere dayanan alacaklarda en sık kullanılan yoldur.

Ödeme Emrine İtiraz Süresi

Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yasal süre içinde icra dairesine itiraz edebilir; itiraz borcun tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir. Süresinde yapılan itiraz, ayrıca bir dava açılmasına gerek kalmadan takibi kendiliğinden durdurur.

Takibin Kesinleşmesi

Borçlu süresinde itiraz etmez veya itirazı sonradan mahkeme ya da icra mahkemesi kararıyla kaldırılırsa takip kesinleşir. Kesinleşen takipte alacaklı, borçlunun mal varlığına haciz konulmasını isteyebilir.

İlamsız Takibin Kullanılabileceği Alacaklar

Bu yol; para veya teminat alacağı niteliğindeki her türlü talep için kullanılabilir, alacağın yazılı bir belgeye dayanması zorunlu değildir. Ancak alacağın belgeye dayanması, borçlunun itirazı hâlinde izlenecek yolu (itirazın iptali mi, itirazın kaldırılması mı) doğrudan etkiler.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması

Borçlunun süresinde itirazıyla duran takibi devam ettirmek isteyen alacaklı iki yoldan birini seçebilir: genel mahkemede itirazın iptali davası açmak ya da elinde borcu ispatlayan belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek. İkinci yol genellikle daha hızlı sonuçlanır ama yalnızca belirli belge türleriyle mümkündür.

Haciz İşlemleri

Takip kesinleştikten sonra borçlunun menkul, gayrimenkul mallarına ve üçüncü kişilerdeki (banka hesabı, maaş gibi) hak ve alacaklarına haciz konulabilir. Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu eşyalar ile maaşın belirli bir kısmı haciz dışında tutulur; haczedilen mallar satılarak bedeli alacaklıya ödenir.

Maaş ve Banka Hesabı Haczi

Borçlunun maaşının belirli bir kısmı, ailesinin geçimini sağlaması amacıyla haciz dışında tutulur; kalan kısım kesilerek alacaklıya aktarılır. Banka hesabındaki tutarlar da haczedilebilir, ancak asgari geçim düzeyini koruyan bazı istisnalar kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

Haciz İşlemine İtiraz

Borçlu veya üçüncü kişiler, haczedilen malın kendisine ait olmadığını veya haczedilemeyecek nitelikte olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine şikâyet veya istihkak davası yoluyla itiraz edebilir. Bu itiraz, haciz işlemini kural olarak kendiliğinden durdurmaz.

Haczedilen Malın Satışı

Haczedilen menkul veya gayrimenkul, kanunda öngörülen süreler içinde açık artırmayla satışa çıkarılır; satış bedeli önce takip masraflarına, sonra alacaklının alacağına mahsup edilir. Artan bir bedel varsa borçluya iade edilir.

Konkordato

Borcunu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğunun onayıyla borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân tanıyan bir kurumdur. Kanunda sayılan belgeler eksiksizse mahkeme derhâl geçici mühlet verir (İİK m.287); bu süre içinde borçlu aleyhine yeni icra takibi yapılamaz.

Geçici Mühlet ve Sonuçları

Mahkeme, kanunda sayılan belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde borçluya derhâl geçici mühlet verir (İİK m.287); konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise kesin mühlet aşamasında değerlendirilir; bu süre içinde borçlu aleyhine yeni bir icra takibi başlatılamaz ve önceki takipler durur. Geçici mühlet, borçlunun mali durumunun daha ayrıntılı incelenmesi için tanınan bir hazırlık dönemidir.

Kesin Mühlet ve Konkordato Komiseri

Geçici mühlet sonunda şartlar oluşmuşsa mahkeme kesin mühlete karar verir ve süreci denetlemek üzere bir veya birden fazla konkordato komiseri atar. Komiser, alacaklılar toplantısını düzenler ve borçlunun sunduğu konkordato projesinin uygulanabilirliğini inceler.

Konkordatonun Tasdiki

Alacaklıların kanunda öngörülen çoğunluğu projeyi kabul ederse, mahkeme konkordatoyu tasdik eder; tasdik edilen konkordato, kabul oyu vermeyenler dâhil konkordato talebinden önce doğan alacakların sahiplerini bağlar. İmtiyazlı işçi alacakları gibi 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar, rehinli alacakların rehin değeri kadar olan kısmı ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları bu bağlayıcılığın dışındadır (İİK m.308/c). Tasdik kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

İhtiyati Haciz

Alacağını henüz kesinleştirmemiş ama borçlunun mal kaçırma riski bulunan alacaklı, mahkemeden ihtiyati haciz kararı isteyebilir (İİK m.257 vd.). Mahkeme, alacağın varlığını ve tehlikeyi gösteren delillere dayanarak teminat karşılığında bu kararı verir; karar verildikten sonra kısa bir süre içinde asıl takip veya dava açılması zorunludur, aksi hâlde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.

İstihkak Davası

Haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu iddia ediliyorsa, bu kişi icra mahkemesinde istihkak davası açarak malın haczinin kaldırılmasını isteyebilir. Malın borçlunun elinde bulunması hâlinde üçüncü kişinin mülkiyeti ispat yükü kendisine aittir; ispat genellikle fatura, sözleşme veya tanık beyanlarıyla yapılır.

Takip Yolları ve Süreleri

Takip TürüDayanağıSüreAçıklama
İlamsız icra takibiSözleşme, fatura, alacak iddiası7 gün itirazBorçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir
İlamlı icra takibiMahkeme ilamı7 gün ödemeİtiraz yolu kapalıdır, yalnızca icranın geri bırakılması istenebilir
Kambiyo senedine dayalı takipÇek, bono, poliçe5 gün itirazİtiraz sebepleri İİK m.168-170 ile sınırlıdır
İtirazın iptali davasıİtiraz edilen ilamsız takip1 yıl (İİK m.67)Genel mahkemede açılır
İtirazın kaldırılmasıBelgeye dayalı ilamsız takip6 ay (İİK m.68)İcra mahkemesinde istenir

Haczedilemeyen Başlıca Mal ve Haklar

TürAçıklama
Zorunlu ev eşyasıBorçlu ve ailesinin ihtiyacı için gerekli eşyalar (İİK m.82)
Maaşın belirli bir kısmıBorçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz (İİK m.83)
SGK'dan alınan emekli aylığıYalnız SGK alacakları ve nafaka borçları için haczedilebilir; diğer alacaklar için borçlunun rızası olmadan haczedilemez (5510 m.93)
Meslek ve sanat icrası için gerekli eşyaBorçlunun mesleğini sürdürmesi için zorunlu araç ve gereçler

Bu Alanda Yürütülen İşler

  • İlamlı ve ilamsız icra takibi başlatılması
  • Ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ve kaldırılması davaları
  • Menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak/alacaklara haciz konulması
  • İstihkak davaları ve haczin kaldırılması talepleri
  • İhtiyati haciz kararı alınması ve infazı
  • İflas yoluyla takip ve iflas davaları
  • Konkordato başvurusu ve süreç takibi
  • Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) dayalı takipler
  • İcra ceza davaları (mal beyanında bulunmama vb.)

Sık Sorulan Sorular

İcra takibine itiraz süresi ne kadardır?

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir (İİK m.62). Kambiyo senedine dayalı takiplerde bu süre 5 gündür ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.

İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Borçlunun itirazı üzerine duran takibi devam ettirmek isteyen alacaklı, itirazın iptali davasını 1 yıl içinde açmalıdır (İİK m.67). Bu süre geçirilirse itirazın iptali yolu kapanır; alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı ise saklıdır (İİK m.67). İcra mahkemesinden itirazın kaldırılması yolunda ise 6 aylık süre geçirilirse yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68).

Maaşın ne kadarı haczedilebilir?

Maaş, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczedilecek miktar maaşın dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Birden fazla haciz varsa sıraya konur ve öndeki haczin kesintisi bitmeden sonrakine geçilmez.

Konkordato nedir, kimler başvurabilir?

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğunun onayıyla borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân veren bir süreçtir (İİK m.285 vd.). Hem gerçek hem tüzel kişiler başvurabilir; kanunda sayılan belgeler eksiksizse mahkeme derhâl geçici mühlet kararı verir (İİK m.287).

İhtiyati haciz nasıl alınır?

Alacaklı, alacağının varlığını ve borçlunun mal kaçırma tehlikesini gösteren delillerle birlikte mahkemeye başvurur; mahkeme genellikle teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verir (İİK m.257 vd.). Karar verildikten sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde asıl icra takibi veya dava açılmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır.

Haczedilen malın başkasına ait olduğu nasıl ileri sürülür?

Malın borçluya değil kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişi, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Kimin dava açacağı malın kimin elinde olduğuna göre değişir: mal borçlunun elindeyse dava üçüncü kişi tarafından açılır; mal üçüncü kişinin elindeyse icra müdürü alacaklıya dava açması için yedi gün süre verir ve dava sonuçlanıncaya kadar mal satılamaz (İİK m.99). Fatura, sözleşme veya tanık beyanı gibi deliller ispatta kullanılabilir.