Önalım (Şufa) Davası Nedir? Kimler Açabilir? 2026 Güncel Rehber
Hisseli tapuda bir hissedar payını üçüncü kişiye sattığında diğer hissedarların önalım (şufa) hakkı nedir, dava nasıl açılır, süreler ve 7571 sayılı Kanun'la gelen değişiklikler nelerdir?

Hisseli tapuda bir hissedar payını üçüncü kişiye sattığında, diğer hissedarların bu payı öncelikle satın alma hakkı — önalım (şufa) hakkı — doğar. Bu rehberde önalım davasının şartlarını, hangi durumlarda kullanılamayacağını, süreleri ve 25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun'la gelen güncel değişiklikleri ele alıyoruz.
Gayrimenkul hukukunda sık karşılaşılan bir soru şudur: "Babamdan kalan arsadaki hissesini kardeşim bana haber vermeden üçüncü bir kişiye satmış. Bu satışı geri alabilir miyim?" Türk Medeni Kanunu, hissedarların istemedikleri kişilerle ortak olmaya zorlanmalarını önlemek amacıyla önalım hakkını düzenlemiştir; belirli şartların oluşması hâlinde üçüncü kişinin satın aldığı hisse, mahkeme kararıyla hissedar adına tescil edilebilir.
Önalım (Şufa) Hakkı Nedir?
Önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda hissedarlardan birinin payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer hissedarlara tanınan öncelikli satın alma hakkıdır. Örneğin üç kardeşin hissedar olduğu bir arsada kardeşlerden biri hissesini dışarıdan bir kişiye sattığında, diğer kardeşler belirli şartlarla bu hisseyi satın alma hakkına sahip olur. Bu hak dava açılarak kullanılır; mahkeme talebi kabul ederse, üçüncü kişinin satın aldığı hisse davacı hissedar adına tescil edilir.
Önalım Hakkı Neden Düzenlenmiştir?
Kanun koyucunun amacı, paylı mülkiyet ilişkisini korumaktır. Hisseli taşınmazlarda ortaklar arasında uzun yıllar süren hukuki ilişkiler bulunur; özellikle miras yoluyla kalan taşınmazlarda hissedarlar çoğu zaman aile bireylerinden oluşur. Hissedarlardan biri payını serbestçe üçüncü kişilere satabilseydi, taşınmaza hiç tanınmayan kişilerin ortak olması kaçınılmaz hâle gelebilirdi. Kanun bu nedenle diğer hissedarlara öncelikli satın alma hakkı tanımıştır.
Önalım Hakkının Hukuki Dayanağı ve Kullanılabileceği Taşınmazlar
Önalım hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun 732 ila 734. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna göre paylı mülkiyette bir paydaş, taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye sattığında diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Bu hak doğrudan kanundan kaynaklanır; paylı mülkiyet ilişkisinin varlığı, önalım hakkının doğması için yeterlidir — hissedarların ayrıca bir sözleşme yapmasına gerek yoktur.
Önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda kullanılabilir: hisseli arsa, hisseli tarla, hisseli bağ ve bahçe, mirasçılar adına paylı mülkiyet olarak tescil edilmiş miras taşınmazları ile birden fazla kişinin hissedar olduğu konutlar bu kapsamdadır. Miras henüz paylaşılmamış ve taşınmaz mirasçılar adına elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyetiyle kayıtlıysa, bir mirasçının miras payını üçüncü kişiye devri TMK m.677'ye tabidir: sözleşme noterlikçe düzenlenir ve payı devralan kişi paylaşmaya katılamaz. Kat mülkiyetine geçmiş bağımsız dairelerde veya tamamen bağımsız tapularda önalım hakkı uygulanmaz; bu nedenle davadan önce tapu kayıtlarının incelenmesi gerekir. Arsanın müteahhide kat karşılığı verildiği durumlarda arsa paylarının nasıl devredildiğini kat karşılığı inşaat sözleşmesi yazımızda anlattık.
Önalım Davası Açmanın Şartları
Her hisse satışı önalım hakkı doğurmaz. Bir davanın başarılı olabilmesi için birkaç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: taşınmaz paylı mülkiyete tabi olmalı, bir hissedar payını üçüncü kişiye satmış olmalı, bu satış gerçek bir satış olmalı (bağışlama, trampa veya bazı özel devir işlemleri önalım hakkı doğurmaz), davayı açan kişi satış tarihinde hissedar olmalı ve son olarak dava açma süresi kaçırılmamış olmalıdır. Uygulamada davaların önemli bir kısmı, tam da bu son şartın — sürenin — kaçırılması nedeniyle reddedilmektedir.
Bu konuda bir dosyanız varsa:
Önalım Hakkının Kullanılamayacağı Durumlar
Uygulamada sık karşılaşılan bir yanlış, her hisse devrinde önalım hakkının kullanılabileceğinin düşünülmesidir. Oysa kanun ve Yargıtay uygulaması bazı durumlarda bunu mümkün görmez. Öncelikle hissedarlar arasında yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz — kanunun amacı taşınmaza yabancı kişilerin ortak olmasını önlemektir, mevcut hissedarlar arasındaki devirlerde bu amaç zaten ortadan kalkar. Örneğin üç hissedarlı bir arsada kardeşlerden biri payını diğer kardeşe satarsa, üçüncü kardeş önalım hakkına dayanarak dava açamaz.
Benzer şekilde bağışlama işlemleri de kural olarak önalım hakkı doğurmaz. Trampa (takas) sözleşmeleri, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve cebri icra ya da devlet ihalesi yoluyla yapılan satışlar da farklı değerlendirmelere tabidir — 7571 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrası cebri icra ve devlet ihalesi yoluyla yapılan satışlarda önalım hakkının artık kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu nedenle tapudaki işlem türüne bakarak acele sonuç çıkarılması doğru değildir.
Muvazaalı Satışlarda Durum
Uygulamada sık karşılaşılan bir yöntem, satış bedelinin gerçekte olduğundan farklı gösterilmesidir — örneğin gerçekte 5 milyon TL'ye satılan bir hisse, tapuda 500 bin TL üzerinden gösterilebilir; bazı durumlarda taraflar önalım hakkını engellemek amacıyla işlemi bağış gibi göstermeye çalışır. Bu tür dosyalarda mahkeme yalnızca tapu kaydına bakmakla yetinmez; tarafların gerçek iradesi, ödeme belgeleri, banka hareketleri ve diğer deliller incelenerek işlemin gerçek mahiyeti araştırılır. Yargıtay uygulamasında, satışın tarafı olan alıcının kendi muvazaasına dayanarak davacı paydaşa karşı "gerçek bedel daha yüksekti" savunması yapması kabul görmemektedir.
Önalım Davasında Süreler
Önalım hakkı süresiz bir hak değildir; kanun bu hakkın belirli süreler içinde kullanılmasını zorunlu tutar. Mahkeme bu süreleri taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır — bu nedenle sürelerin yanlış hesaplanması veya satış öğrenildikten sonra beklenmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Önemli güncelleme: 25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun, Türk Medeni Kanunu m.733/4'teki hak düşürücü süreyi kısaltmıştır. Bu tarihten önce yaygın olarak bilinen "iki yıllık" süre artık geçerli değildir; yeni satışlarda süre bir yıla inmiştir.
| Süre | Başlangıcı | Uygulandığı Satışlar |
|---|---|---|
| 3 ay | Satışın noter aracılığıyla hissedara bildirildiği (tebliğ edildiği) tarih | Tüm satışlar |
| 1 yıl | Satış tarihi (bildirim yapılmamış olsa dahi) | 25 Aralık 2025 ve sonrasındaki satışlar |
| 2 yıl | Satış tarihi | Yalnızca 25 Aralık 2025'ten önce yapılmış satışlar |
Üç aylık süre, satışın noter aracılığıyla bildirilmesiyle işlemeye başlar. Noter bildirimi yapılmamışsa süre işlemeye başlamaz, ancak her hâlükârda yukarıdaki bir/iki yıllık hak düşürücü süre satış tarihinden itibaren işler. Davacının satıştan noter bildirimi dışında (haricen) haberdar olmuş olması, önalım hakkını kural olarak ortadan kaldırmaz; ancak somut olayda satışın gerçekten ne zaman öğrenildiği ispat açısından önem taşıyabilir.
Satış Bedelinin Belirlenmesi ve Depo Yükümlülüğü
Önalım hakkını kullanmak isteyen hissedarın yalnızca dava açması yeterli değildir. 7571 sayılı Kanun'la değişen Türk Medeni Kanunu m.734/2 uyarınca, dava konusu payın rayiç bedeli artık hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir; önalım hakkı sahibi, bu rayiç bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkimin belirlediği yere, verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin süre içinde yerine getirilmezse, önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez; yatırılan bedel ise hükmün kesinleşmesi üzerine nemasıyla birlikte ilgilisine ödenir.
Bu düzenleme, eski uygulamada sık tartışılan bir soruna doğrudan cevap verir: tapuda gösterilen satış bedelinin gerçek bedeli yansıtıp yansıtmadığı. Artık bedel, tapudaki rakam ne olursa olsun, hâkim tarafından ayrıca belirlenen rayiç değer üzerinden hesaplanmaktadır.
Yargıtay'ın Güncel Yaklaşımı
Yargıtay, önalım davalarında dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesine özel önem vermektedir. Özellikle fiili taksim bulunan taşınmazlarda — yani hissedarların taşınmazı resmî olarak bölmeden yıllardır kendi aralarında fiilen paylaşarak kullandığı durumlarda — önalım hakkının kullanılması ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin ve 14. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında öne çıkan başlıca ilkeler şöyle özetlenebilir:
| Konu | Yargıtay'ın Yaklaşımı |
|---|---|
| Fiili taksim | Taşınmazda uzun süredir devam eden fiilî paylaşım varsa, bu husus davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilir; eylemli paylaşmanın varlığı hâlinde davanın reddi gerekebilir. |
| Paydaşlar arası satış | Davalı, payı devralmadan önce zaten o taşınmazda paydaş ise, diğer paydaşlar bu kişiye karşı önalım hakkını kullanamaz; bu husus da davanın her aşamasında resen gözetilir. |
| Noter bildirimi ve haricen öğrenme | Satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur; davacının satışı noter bildirimi dışında öğrenmiş olması, tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz. |
| Bedelde muvazaa savunması | Satışın tarafı olan alıcı, kendi muvazaasına dayanarak davacı paydaşa karşı "gerçek bedel tapudaki rakamdan yüksekti" savunmasında bulunamaz. |
Bu ilkeler, gayrimenkul hukuku alanında dejure.com.tr üzerinden takip edilen güncel içtihatlarla uyumludur; somut bir dosyada hangisinin uygulanacağı, taşınmazın kullanım geçmişi ve tarafların davranışları gibi olguya özgü unsurlara bağlıdır.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- Dava açma süresini kaçırmak: Birçok hissedar satıştan haberdar olduktan sonra uzun süre bekler ve hak düşürücü süreyi kaçırır.
- Satış bedelini depo etmemek: Mahkemenin verdiği depo yükümlülüğünün kesin süre içinde yerine getirilmemesi, doğrudan davanın reddine yol açabilir.
- Tapu kayıtlarını incelememek: Bazı kişiler hissedar olduklarını düşünse de, tapu kayıtlarında gerekli hakka sahip olmadıkları ortaya çıkabilir.
- Hissedarlar arasındaki satışlarda dava açmak: Kanunen önalım hakkının kullanılamayacağı bu durumda dava açılması, zaman ve maliyet kaybına yol açar.
- Fiili taksimi göz ardı etmek: Taşınmazın yıllardır fiilen paylaşılmış olması, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek bir olgudur.
Önalım Davası mı, Ortaklığın Giderilmesi Davası mı?
Hisseli taşınmazlarda hangi davanın açılması gerektiği konusunda sıkça tereddüt yaşanır. Önalım davasının amacı, satılan payın hissedar tarafından satın alınmasını sağlamaktır — hissedarlık ilişkisi devam eder, yalnızca yeni ortak hissedarlardan biri olur. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının amacı ise hissedarlık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesidir. Hangi davanın tercih edileceği, hissedarların üçüncü kişinin ortak olmasını önlemek mi yoksa ortaklığı tamamen sona erdirmek mi istediğine göre belirlenir. Bu davanın taşınır bir mal için nasıl işlediğini miras kalan araba ve imza vermeyen mirasçı örneğiyle ayrıca anlattık.
Önalım Davası Açmadan Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler
Önalım hakkına dayanarak dava açmayı düşünen bir hissedarın öncelikle şu noktaları netleştirmesi gerekir:
- Taşınmaz gerçekten paylı mülkiyete mi tabi?
- Satış üçüncü bir kişiye mi yapıldı, yoksa mevcut bir paydaşa mı?
- Satış tarihi nedir — 25 Aralık 2025'ten önce mi, sonra mı?
- Noter bildirimi yapıldı mı, yapılmadıysa satış ne zaman öğrenildi?
- Hak düşürücü süreler (3 ay / 1 yıl) geçti mi?
- Taşınmazda fiilî bir paylaşım düzeni var mı?
- Rayiç bedel ve tapu giderleri, mahkemenin vereceği kesin süre içinde depo edilebilecek mi?
Bu soruların her biri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir; özellikle sürelerin yanlış hesaplanması veya fiili taksim olgusunun gözden kaçırılması ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Sonuç
Önalım (şufa) hakkı, hisseli taşınmazlarda ortaklık yapısını korumak amacıyla hissedarlara tanınmış önemli bir haktır; özellikle miras kalan taşınmazlarda bir hissedarın payını üçüncü kişiye satması durumunda, diğer hissedarlar belirli şartlarla bu payı öncelikli olarak satın alma imkânına sahiptir. Ancak hak kendiliğinden sonuç doğurmaz — 7571 sayılı Kanun'la kısaltılan sürelerin kaçırılması, satış bedelinin zamanında depo edilmemesi veya fiili taksim gibi hususların göz ardı edilmesi davanın kaybedilmesine yol açabilir. Bu konudaki güncel gelişmeler Gayrimenkul Hukuku çalışma alanı sayfamızda da ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Önalım davası ne kadar sürer?
Mahkemenin iş yoğunluğuna, taraf sayısına ve delillerin kapsamına göre değişmekle birlikte, uygulamada çoğu dava bir ila iki yıl içinde sonuçlanmaktadır.
Kardeşim hissesini yabancı bir kişiye sattı, dava açabilir miyim?
Satış tarihinde hissedar olmanız ve diğer şartların bulunması hâlinde önalım hakkınızı kullanabilirsiniz; ancak süreyi kaçırmamak için satışı öğrenir öğrenmez durumu değerlendirmeniz gerekir.
Hisseli tapuda satış yapılınca bana haber verilmek zorunda mı?
Kanun, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla diğer paydaşlara bildirilmesini öngörür. Bildirim yapılmamış olması dava hakkını ortadan kaldırmaz, ancak sürenin başlangıcı somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.
Tapuda düşük bedel gösterilmişse ne olur?
7571 sayılı Kanun'dan sonra önalım bedeli, tapudaki rakam ne olursa olsun hâkim tarafından belirlenen rayiç bedel üzerinden hesaplanır; bu nedenle tapuda düşük bedel gösterilmesi tek başına önalım hakkını engellemez.
Önalım davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?
Kanunen zorunlu değildir. Ancak hak düşürücü süreler, satış bedelinin kesin süre içinde depo edilmesi ve fiili taksim gibi teknik hukuki detaylar nedeniyle sürecin dikkatli yürütülmesi önem taşır.
Hissedarlar arasındaki satışlarda önalım hakkı kullanılabilir mi?
Kural olarak hayır; çünkü önalım hakkının amacı taşınmaza yabancı üçüncü kişilerin ortak olmasını engellemektir. Mevcut hissedarlar arasındaki devirlerde bu amaç zaten gerçekleşmiş olur.
Önalım hakkından önceden vazgeçilebilir mi?
Kanunda belirtilen şartlara uygun şekilde feragat edilmesi mümkündür; ancak bunun hukuken geçerli sayılabilmesi için usulüne uygun yapılmış olması gerekir.
- önalım
- şufa hakkı
- paylı mülkiyet
- hisseli tapu
- önalım davası
- şufa davası
- önalım hakkı nedir
- hisseli tapu satışı
- önalım davası süresi
- önalım bedeli depo
- paydaşın önalım hakkı
- tmk 732
- tmk 733
- muvazaalı satış önalım
- ortaklığın giderilmesi davası
- hisseli tapu satın almak
- önalım davası masrafı
Bu konudaki hizmetlerimiz
Gayrimenkul Hukuku



