Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl Önlenir? İhtiyati Tedbir Rehberi
Boşanma sürecinde eşin mal kaçırması nasıl anlaşılır, nasıl önlenir? Mal kaçırmanın yöntemleri, ihtiyati tedbir şartları ve güncel Yargıtay kararlarıyla hukuki çözüm yolları bu yazıda.

Boşanma sürecine giren eşlerden biri, mal paylaşımında hak kaybına uğramamak isterken diğerinin mal kaçırdığından şüphelenebilir. Boşanmada mal kaçırma, uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok hak kaybına yol açan sorunlardan biridir; çünkü eşlerden biri, boşanma davası açılmadan önce veya dava sürerken, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla taşınmazını, aracını, banka hesabındaki parasını veya şirket hissesini elden çıkarabilir. Peki boşanmada mal kaçırma hukuken ne anlama gelir, nasıl tespit edilir ve ihtiyati tedbir talep ederek bu duruma karşı nasıl önlem alınır? Bu yazıda mal kaçırmanın yöntemlerini, hukuki koruma yollarını, ihtiyati tedbir talebinin şartlarını, teminat ve itiraz sürecini, TMK 229 kapsamında eklenecek değerleri ve boşanmada mal kaçırma iddiasına ilişkin güncel Yargıtay kararlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Bu konuda bir dosyanız varsa:
Boşanmada Mal Kaçırma Nedir? Hukuki Tanımı
Boşanmada mal kaçırma; eşlerden birinin, boşanma davası açılmadan önce veya dava sürecinde, diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı hakkını azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak amacıyla malvarlığını (taşınmaz, taşıt, banka hesabı, şirket hissesi) üçüncü kişilere devretmesi, bağışlaması veya görünüşte (muvazaalı) satış işlemleriyle elden çıkarması olarak tanımlanabilir. Türk hukukunda "mal kaçırma" başlı başına yasal bir terim değildir; uygulamada ve Yargıtay kararlarında bu fiiller, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 229. maddesi kapsamında "katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler" ve Borçlar Kanunu anlamında muvazaa (danışıklı işlem) kurumları üzerinden değerlendirilir.
Özellikle edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu evliliklerde, eşlerden birinin mal paylaşımına konu olabilecek malvarlığını elden çıkarması, diğer eşin katılma alacağını doğrudan etkileyebilmektedir. Boşanmada mal kaçırma iddiası, hem boşanma davasıyla birlikte hem de mal rejiminin tasfiyesine ilişkin ayrı bir davada ileri sürülebilir.
Boşanmada Mal Kaçırma ile Muvazaa Arasındaki Fark Nedir?
Mal kaçırma, geniş bir üst kavramdır; bu amaçla yapılan işlemin hukuki niteliği somut olaya göre değişir. İşlem gerçekten yapılmış ama katılma alacağını azaltma kastı taşıyorsa TMK 229 kapsamında değerlendirilir ve işlemin geçerliliği tartışılmadan, devredilen değerin yarısı tasfiyeye dahil edilir. İşlem ise hiç gerçekleşmemiş, yalnızca üçüncü kişiyi mal sahibi gibi göstermek için kâğıt üzerinde yapılmışsa (örneğin satış bedeli hiç ödenmemişse), bu kez muvazaa (danışıklı işlem) söz konusudur ve işlemin tamamının iptali istenebilir. Bu ayrım, açılacak davanın türünü ve talep edilecek hukuki sonucu doğrudan etkilediğinden, somut olayda hangi yolun izleneceğinin dikkatle belirlenmesi gerekir.
Eşten Mal Kaçırmanın Yaygın Yöntemleri Nelerdir?
Uygulamada boşanmada mal kaçırma amacıyla sıklıkla aşağıdaki işlemler yapılmaktadır. Bu işlemler çoğu zaman boşanma davasından kısa süre önce veya dava devam ederken gerçekleştirilmektedir.
Taşınmazın Aile Bireylerine veya Yakınlara Devredilmesi
En sık görülen mal kaçırma yöntemi, ev veya arsanın eşin anne-babasına, kardeşine ya da yakın bir arkadaşına düşük bedelle ya da bedelsiz devredilmesidir. Bu tür devirlerde tapu kaydındaki satış bedeli ile taşınmazın gerçek piyasa değeri arasındaki uçurum, mahkemenin muvazaa ya da mal kaçırma kastı değerlendirmesinde önemli bir delil oluşturur.
Aracın Üçüncü Kişi Üzerine Geçirilmesi
Araç, tapu kaydına göre daha hızlı ve az maliyetle devredilebildiğinden, mal kaçırmada sık kullanılan bir diğer araçtır. Trafik tescil kayıtlarındaki devir tarihi, boşanma davasının açılma tarihiyle veya fiili ayrılık tarihiyle karşılaştırılarak değerlendirilir.
Banka Hesabının Boşaltılması
Boşanma sürecine giren eşlerden biri, ortak veya kendi adına kayıtlı hesaptaki parayı nakde çevirip çekebilir ya da yakınının hesabına aktarabilir. Banka hesap hareketleri, mahkemeden istenecek müzekkere ile incelenebildiğinden, bu yöntem genellikle en kolay tespit edilen mal kaçırma biçimlerinden biridir.
Şirket Hissesinin Devredilmesi
Eşlerden biri bir şirkette ortak veya hissedar ise, şirket hisselerinin boşanma sürecinde başka bir ortağa veya üçüncü kişiye devredilmesi de mal kaçırmanın bir başka biçimidir. Şirket hisselerinin gerçek değerinin tespiti genellikle bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden, bu tür dosyalar diğerlerine göre daha uzun sürebilir.
Muvazaalı (Danışıklı) Satış İşlemleri
Taraflar arasında gerçekte para el değiştirmediği hâlde resmi kayıtlarda satış işlemi yapılmış gibi gösterilmesi, klasik bir muvazaa örneğidir. Bu işlemlerde tapuda veya noterde gösterilen bedelin gerçek piyasa değerinin çok altında kalması, alıcı ile satıcı arasındaki akrabalık/yakınlık ilişkisi ve devrin boşanma sürecine denk gelmesi, mahkemenin muvazaa değerlendirmesinde birlikte dikkate alınır.
Gerçekte Olmayan Borç İlişkisi Yaratılması
Bazı olaylarda eş, üçüncü bir kişiyle gerçekte var olmayan bir borç ilişkisi kurarak (örneğin senet düzenleyerek) malvarlığının bir kısmını bu görünürdeki borç nedeniyle azalmış gibi göstermeye çalışabilir. Bu tür danışıklı borçlandırmalar, borcun gerçekliğinin ispatı istenerek ve tarafların ekonomik ilişkisi incelenerek ortaya çıkarılabilir.
Mal Kaçırmaya Karşı Hangi Hukuki Korumalar Var?
Eşlerin mal paylaşımından kaynaklanan haklarının korunabilmesi amacıyla Türk hukukunda çeşitli mekanizmalar öngörülmüştür. Mahkemeler, somut olayın özelliklerine göre malvarlığının elden çıkarılmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verebilmektedir. Ayrıca mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemlerin iptali istenebilir ya da işlem TMK 229 uyarınca tasfiye sırasında dikkate alınabilir. Bununla birlikte her devir işlemi otomatik olarak mal kaçırma sayılmaz; işlemin amacı, zamanı, tarafların ilişkisi ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirilir.
İhtiyati Tedbir Nedir ve Mal Kaçırmayı Nasıl Önler?
İhtiyati tedbir, dava sonucunda elde edilmesi beklenen hakkın korunması amacıyla mahkeme tarafından verilen geçici hukuki koruma tedbiridir. Boşanma ve mal rejimi davalarında ihtiyati tedbir sayesinde eşlerden birinin malvarlığını üçüncü kişilere devretmesinin veya azaltmasının önüne geçilebilmektedir.
İhtiyati Tedbirin Şartı: Yaklaşık İspat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunan hallerde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/641, K. 2017/375, T. 26.04.2017). Mahkemelerin bu talepleri değerlendirirken kesin ispat değil, "yaklaşık ispat" koşulunu aramaları gerekmektedir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2062, K. 2022/2029). Yani talep eden eşin, mal kaçırma riskinin varlığını kuvvetle muhtemel kılacak somut emareleri mahkemeye sunması yeterlidir; kesin bir delil zinciri aranmaz.
Tapuya Tedbir Şerhi Konulması
Taşınmaz üzerindeki mal kaçırma riskine karşı en etkili yöntemlerden biri, tapu siciline tedbir şerhi konulmasıdır. Şerh konulduktan sonra taşınmaz üzerinde yapılacak her türlü devir, tapu müdürlüğü tarafından mahkemeye bildirilir ya da doğrudan engellenir; bu sayede dava sonuna kadar taşınmazın üçüncü kişilere geçmesi önlenir.
Araç Üzerine Tedbir Konulması
Trafik tescil kayıtlarına işlenen tedbir kararı, aracın satışını veya devrini fiilen engeller. Tedbir talebinde aracın plakası ve ruhsat bilgilerinin eksiksiz belirtilmesi, kararın hızlı uygulanabilmesi açısından önemlidir.
Banka Hesabına Tedbir Konulması
Mahkeme, belirli bir banka hesabındaki bakiyenin bloke edilmesine veya hesap hareketlerinin sınırlandırılmasına karar verebilir. Bu tür bir tedbir talebinde, hangi bankadaki hangi hesap için tedbir istendiğinin mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir; aksi hâlde tedbirin uygulanması gecikebilir.
Şirket Hissesi Üzerinde Tasarrufun Sınırlandırılması
Eşin ortak olduğu bir şirkette pay defterine veya ticaret sicilinde ilgili kayda işlenecek bir tedbir kararıyla, hisselerin devri veya bir başka ortağa satışı geçici olarak engellenebilir. Bu sayede dava sonunda verilecek kararın etkisiz hale gelmesi önlenmektedir.
İhtiyati Tedbir Nasıl Talep Edilir? Gerekli Deliller Nelerdir?
Mal kaçırma şüphesi bulunan durumlarda eş, boşanma davası sırasında veya mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava kapsamında mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunabilir. Tedbir talebinde; hangi malvarlığı unsuru hakkında tedbir istendiği, mal kaçırma riskinin neden bulunduğu ve mevcut delillerin neler olduğu ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hareketleri, tanık beyanları ve diğer belgeler mahkemenin değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
İhtiyati Tedbirde Teminat Şartı Var mı? (HMK 392)
HMK'nın 392. maddesi, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, tedbirin haksız çıkması hâlinde karşı tarafın uğrayabileceği zararlara karşılık teminat göstermesini düzenler. Mahkeme, somut olayın özelliklerine ve talep edilen tedbirin niteliğine göre teminat miktarını belirler; bazı durumlarda, özellikle hakkın varlığı kuvvetle muhtemel görülüyorsa, teminattan tamamen veya kısmen muafiyet kararı da verilebilir. Boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davalarında talep edilen ihtiyati tedbirlerde teminat uygulaması, dosyayı yürüten mahkemenin takdirine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? (HMK 394)
Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. HMK m. 394 uyarınca, ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa tedbirin uygulanmasından itibaren, hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Tedbir kararı nedeniyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de aynı yolla itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.
Dava Açılmadan Önce Yapılan Mal Devirleri Mal Kaçırma Sayılır mı?
Her mal devri otomatik olarak mal kaçırma sayılmaz; ancak mahkemeler, uygulamada sıklıkla karşılaşılan, eşlerin özellikle fiilen ayrı yaşadığı süreçteki devirleri ya da boşanma davasının açılmasından kısa süre önceki devirleri bakımından, bu devirlerin mal kaçırma kastıyla yapıldığı yönünde mağdur tarafı koruyan kararlar vermektedir.
Fiilen Ayrılık Döneminde Yapılan Devirler
Eşlerin fiilen ayrı yaşamaya başladığı ancak boşanma davasının henüz açılmadığı dönemde yapılan devirler, mahkemece özellikle şüpheyle incelenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne göre, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin, eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) alması gerektiği vurgulanmıştır; bu kapsamda tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek tedbir nafakasına da hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/28517, K. 2015/14133, T. 1.7.2015).
Dava Açılmasından Kısa Süre Önce Yapılan Devirler
Boşanma davasının açılmasından hemen önceki dönemde gerçekleştirilen devirler de mahkemenin dikkatle incelediği işlemler arasındadır. Devrin tarihi ile dava veya fiili ayrılık tarihi arasındaki yakınlık, devredilen malın niteliği ve devralanın eşle olan yakınlık derecesi, mahkemenin mal kaçırma kastı değerlendirmesinde birlikte ele alınan unsurlardır.
TMK 229 Uyarınca Eklenecek Değerler: Katılma Alacağını Azaltma Kastı
Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi, mal kaçırmaya karşı en somut yasal dayanaklardan birini oluşturur. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3777, K. 2024/1654, T. 12.03.2024). Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: eş, malı gerçekten elden çıkarmış olsa bile, bu devrin katılma alacağını azaltma amacı taşıdığı ispatlanabildiği takdirde, devredilen malın değeri sanki hâlâ o eşin malvarlığındaymış gibi hesaba katılır ve diğer eş bu değer üzerinden de katılma alacağı talep edebilir.
Karşılıksız Kazandırmalar (TMK 229/1)
TMK 229'un birinci fıkrası, eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaları (bağış, hibe gibi) da eklenecek değerler arasında sayar. Bu düzenleme, malın satılmadan doğrudan bağışlanması yoluyla yapılan mal kaçırma girişimlerini de kapsam içine alır.
Katılma Alacağını Azaltma Kastıyla Yapılan Devirler (TMK 229/2)
İkinci fıkra ise daha geniş bir uygulama alanına sahiptir; burada aranan, devrin karşılıksız olması değil, devrin diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılmış olmasıdır. Bu nedenle görünüşte bedelli bir satış işlemi olsa dahi, satış bedelinin gerçek değerin çok altında kalması veya işlemin zamanlaması, kastın varlığını gösteren emareler arasında değerlendirilebilir. Konuyla ilgili çok sayıda Yargıtay kararı bulunmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/618, K. 2025/231; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10015, K. 2021/9892; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/251, K. 2018/12338; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3418, K. 2021/3357).
Üçüncü Kişiye Yapılan Devirlerde Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Mal, üçüncü bir kişiye devredilmişse ve bu devrin katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldığı ispatlanmışsa, mahkeme genellikle devredilen malın devir tarihindeki gerçek değerinin yarısı üzerinden diğer eşin katılma alacağını hesaplar; çünkü edinilmiş mallara katılma rejiminde kural olarak her eş, diğerinin edinilmiş malının artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ancak boşanma davası açıldıktan sonra, yani mal rejiminin sona ermesinden sonra üçüncü kişiye yapılan satışlar TMK 229 kapsamında "eklenecek değer" sayılmaz; bu durumda üçüncü kişiye karşı değil, satışı yapan eşe karşı katılma alacağı veya değer artış payı talebiyle dava açılması gerekir. Üçüncü kişinin bizzat sorumlu tutulup tutulamayacağı, işlemin muvazaalı olup olmadığına göre ayrıca değerlendirilir.
Mal Kaçırıldığı Boşandıktan Sonra Öğrenilirse Ne Yapılır?
Bazı durumlarda eş, malvarlığı devrini ancak boşanma davası açıldıktan veya hatta boşanma gerçekleştikten sonra öğrenebilmektedir. Bu durumda yapılan işlemin niteliğine göre birden fazla hukuki yol gündeme gelebilir.
Katılma Alacağı veya Değer Artış Payı Alacağı Davası
Boşanma kesinleştikten sonra da mal rejiminin tasfiyesi davası açılarak, devredilen malın değeri TMK 229 kapsamında tasfiyeye dahil edilmesi istenebilir. Bu davanın açılabilmesi için boşanma davasının kesinleşmiş olması şart değildir; ancak katılma alacağı davasının kendine özgü zamanaşımı süreleri bulunduğundan, sürecin vakit kaybetmeden başlatılması önemlidir.
Muvazaalı İşlemin İptali Davası
İşlemin gerçekte hiç yapılmadığı, yalnızca kâğıt üzerinde gösterildiği durumlarda, işlemin tamamının muvazaa nedeniyle iptali istenebilir. Bu dava, TMK 229'dan farklı olarak işlemin kendisinin hükümsüzlüğünü hedefler ve genellikle tapu iptal-tescil talebiyle birlikte açılır.
Mal Kaçırma Tespit Edilirse Karşı Taraf Ceza Alır mı?
Mal kaçırma, başlı başına ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmemiştir; boşanmada mal kaçırma iddiası kural olarak hukuk mahkemelerinde (aile mahkemesi/asliye hukuk mahkemesi) görülen bir uyuşmazlıktır. Ancak somut olayda resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık gibi ayrı ceza hukuku unsurları varsa, bu husus ilgili ceza mahkemesi önünde ayrıca değerlendirilebilir. Böyle bir durumun bulunup bulunmadığı, her dosyanın kendi somut olgularına göre ayrıca incelenmelidir.
Eşim Evini Yakınına Sattı, Ne Yapabilirim?
Bu, uygulamada en sık karşılaşılan senaryolardan biridir. Öncelikle tapu kaydından devrin tarihi ve gösterilen satış bedeli öğrenilmeli, bu bedel taşınmazın gerçek piyasa değeriyle karşılaştırılmalıdır. Devir, boşanma davasının açılmasına yakın bir tarihte ve alıcı ile eş arasında yakınlık ilişkisi varken gerçekleşmişse, mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi ve ardından ya TMK 229 kapsamında katılma alacağı talebi ya da işlemin niteliğine göre muvazaa nedeniyle tapu iptali davası açılması gündeme gelebilir. Somut dosyanın hangi yola daha uygun olduğu, delillerin durumuna göre değerlendirilmelidir.
Eşim Aracını Sattı, Bu Mal Kaçırma mı Sayılır?
Aracın satılmış olması tek başına mal kaçırma anlamına gelmez; boşanma sürecinde de eşlerin kendi malları üzerinde tasarruf yetkisi devam eder. Ancak satışın zamanlaması (dava öncesi veya sürecinde), satış bedelinin gerçek değere yakın olup olmadığı ve satılan aracın bedelinin nereye gittiği (nakde çevrilip saklanması, yakın birine aktarılması gibi) önem taşır. Satış bedelinin makul bir şekilde harcandığı veya başka bir edinilmiş malın alımında kullanıldığı gösterilebiliyorsa, mal kaçırma iddiasının ispatı zorlaşır.
Boşanmadan Önce Kendi Malımı Satarsam Sorun Olur mu?
Eşlerin boşanma sürecinde dahi kendi malları üzerinde tasarruf hakkı vardır; sorun, satışın gerçek bir ihtiyaç veya ticari amaç yerine diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılmış olmasındadır. Bu nedenle, gerçek bir ihtiyaç nedeniyle (örneğin geçim giderleri, sağlık masrafları) yapılan ve bedeli belgelenebilen satışlar, kural olarak mal kaçırma olarak nitelendirilmez. Satış sonrası elde edilen paranın nereye harcandığının belgelenmesi, ileride açılabilecek bir mal kaçırma iddiasına karşı en güçlü savunma aracıdır.
Mal Kaçırmaya Karşı Alınacak Önlemler: Kısa Kontrol Listesi
İlgili yazı: Mehir Nedir? Mehir Alacağı Davası Nasıl Açılır?
Sonuç: Mal Kaçırmaya Karşı Ne Yapmalısınız?
Boşanma sürecinde mal kaçırma girişimleri, eşlerin mal paylaşımından kaynaklanan haklarını ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Ancak Türk hukukunda bu tür girişimlere karşı; ihtiyati tedbir, TMK 229 kapsamında eklenecek değerler ve muvazaalı işlemlerin iptali gibi etkili koruma mekanizmaları bulunmaktadır. Özellikle zamanında talep edilen ihtiyati tedbir kararları, malvarlığının korunmasında ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Boşanma sürecinde eşinizin malvarlığını devretmeye çalıştığını düşünüyor veya mal paylaşımına ilişkin haklarınızın zarar göreceğinden endişe ediyorsanız, gecikmeden hukuki destek almanız hak kaybı yaşamanızı önleyebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin mal kaçırdığını nasıl anlarım?
Tapu, araç ve şirket hisse kayıtlarında ani devirler, banka hesaplarından olağandışı para çekimleri veya yakın akraba/arkadaşlara yapılan düşük bedelli satışlar mal kaçırmanın ilk belirtileri arasındadır. Şüphe halinde tapu ve trafik kayıtları ile hesap hareketlerinin incelenmesi gerekir.
Boşanma davası açılmadan önce yapılan mal devri mal kaçırma sayılır mı?
Otomatik olarak sayılmaz; ancak Yargıtay, özellikle fiilen ayrılık sonrası veya dava açılmasından kısa süre önce yapılan devirleri, somut olayın koşullarına göre mal kaçırma kastıyla yapılmış kabul edip mağdur eşi koruyan kararlar verebilmektedir.
İhtiyati tedbir talebi için hangi belgeler gerekir?
Tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesap hareketleri, tanık beyanları ve devri gösteren diğer resmi belgeler mahkemenin "yaklaşık ispat" değerlendirmesinde kullanılır.
İhtiyati tedbir talep ederken teminat yatırmam gerekir mi?
HMK m. 392 uyarınca mahkeme, tedbirin haksız çıkması ihtimaline karşı teminat isteyebilir; ancak hakkın varlığı kuvvetle muhtemel görülüyorsa teminattan kısmen veya tamamen muafiyet kararı da verilebilir. Teminat miktarı ve gerekliliği dosyanın somut koşullarına göre mahkemece takdir edilir.
Aleyhime verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. HMK m. 394 uyarınca, tedbirin uygulanmasından (taraf hazırsa) veya tutanağın tebliğinden (taraf hazır değilse) itibaren bir hafta içinde, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna gidilebilir.
TMK 229 kapsamında eklenecek değer ne demektir?
Bir eşin, mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler ile mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza dışı yapılan olağan dışı bağışlar, mal rejiminin sona erdiği anda sanki hâlâ o eşin malvarlığındaymış gibi tasfiyeye dahil edilir.
Mal kaçırıldığını boşandıktan sonra öğrenirsem hakkımı kaybeder miyim?
Hayır; boşanmadan sonra öğrenilen mal kaçırma işlemleri için de mal rejiminin tasfiyesi davası kapsamında katılma alacağı talebi, muvazaalı işlemin iptali veya tasarrufun iptali gibi hukuki yollara başvurulabilir. Ancak zamanaşımı süreleri olduğundan vakit kaybetmeden hukuki destek almak önemlidir.
Mal kaçırma tespit edilirse karşı taraf ceza alır mı?
Mal kaçırma başlı başına ayrı bir suç tipi değildir; ancak somut olayda dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik gibi unsurlar varsa ceza hukuku boyutu da gündeme gelebilir. Bu değerlendirme her dosyaya göre ayrıca yapılmalıdır.
- mal kaçırma
- ihtiyati tedbir
- boşanma
- mal rejimi tasfiyesi
- katılma alacağı
- tmk 229
- hmk 389
- muvazaa
- boşanmada mal kaçırma
- eşten mal kaçırma
- boşanmada tapuya tedbir
- boşanmada araca tedbir
- banka hesabına tedbir
- ihtiyati tedbir teminat
- hmk 392
- muvazaalı satış
- boşanmada şirket hissesi devri
- boşanmada mal paylaşımı
- edinilmiş mallara katılma rejimi
Bu konudaki hizmetlerimiz
Aile Hukuku



