İçeriğe geç
0553 774 93 58

Baro Sicil No 74199

Tüm makaleler

Ticaret Hukuku

Fatura veya Cari Hesap Borcu Ödenmezse Ne Yapılır? Ticari Alacak Davası Rehberi

Mal veya hizmet satıp faturasını kesen, cari hesap üzerinden çalışan pek çok işletme, müşterisinin ödeme yapmamasıyla karşılaşır. Bu yazıda ticari alacağın nasıl tahsil edileceğini, faturaya itirazın sonuçlarını ve zamanaşımı sürelerini anlatıyoruz.

Av. Ömer Faruk DoğanDoğan Hukuk Bürosu, İstanbul9 dakikalık okuma
Fatura ve cari hesap ekstresi, terazi ve tokmak
Fatura ve cari hesap ekstresi, terazi ve tokmak

Mal veya hizmet satıp karşılığında fatura kesen, ya da müşterisiyle sürekli iş ilişkisi nedeniyle cari hesap üzerinden çalışan hemen her işletme, er ya da geç ödenmeyen bir alacakla karşılaşır. Bu yazıda, ticari bir alacağın nasıl tahsil edilebileceğini, faturaya sessiz kalmanın hukuki sonucunu, cari hesap ilişkisinde zamanaşımının nasıl işlediğini ve ticari alacaklara özgü faiz haklarını anlatıyoruz.

Bu konuda bir dosyanız varsa:

Kestiğiniz Faturaya Karşı Taraf Sessiz Kalırsa Ne Olur?

Pek çok işletme sahibi bilmez: bir faturaya süresinde itiraz edilmemesi, ciddi bir hukuki sonuç doğurur. Türk Ticaret Kanunu m.21/2 uyarınca, faturayı alan taraf, faturanın kendisine ulaştığı tarihten itibaren 8 gün içinde içeriğine (miktar, birim fiyat, vade, mal/hizmet türü gibi) itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu süre, faturanın düzenlenme tarihinden değil, karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bu kabul karinesi kesin (aksi ispatlanamaz) bir karine değildir — itiraz etmeyen taraf, daha sonra açılacak bir davada faturanın yanlış olduğunu başka delillerle ispatlayabilir. Ancak süresinde itiraz etmemiş olmak, ispat yükünü ağırlaştırır ve mahkeme nezdinde faturayı düzenleyen tarafın elini önemli ölçüde güçlendirir. İtirazın belirli bir şekle bağlı olması gerekmez; yazılı, hatta sözlü bir itiraz da süresi içinde yapıldığı ispatlanabildiği sürece geçerlidir — ama uygulamada ispat kolaylığı açısından yazılı (e-posta, noter ihtarnamesi gibi) itiraz her zaman tercih edilmelidir.

İhtarname Çekmeden Dava veya Takip Açılabilir mi?

Sık merak edilen bir diğer konu, alacaklının borçluyu önce ihtarname ile uyarması gerekip gerekmediğidir. Türk Borçlar Kanunu'nun genel kuralına göre, borç için taraflarca veya faturada belirli bir ödeme günü (vade) kararlaştırılmışsa, borçlu bu günün geçmesiyle kendiliğinden temerrüde (gecikmeye) düşer; alacaklının ayrıca ihtarname göndermesine gerek yoktur. Vade belirlenmemişse, borçlunun temerrüde düşürülmesi için alacaklının bir ihtar göndermesi gerekir.

Uygulamada, vade belli olsa dahi bir ihtarname göndermek genellikle faydalıdır: hem borçluya son bir ödeme fırsatı tanır hem de dava veya icra sürecinde alacaklının iyi niyetini ve alacağın varlığını gösteren yazılı bir belge oluşturur.

Cari Hesap Sözleşmesi Nedir, Neden Önemlidir?

İki taraf arasında sürekli bir iş ilişkisi varsa (örneğin bir toptancı ile perakendeci arasında düzenli mal alışverişi), taraflar her işlemi ayrı ayrı takip etmek yerine karşılıklı alacak ve borçlarını tek bir hesapta toplayıp belirli dönemlerde (genellikle yıllık) çıkan bakiyeyi talep etmeyi kararlaştırabilir. Buna cari hesap sözleşmesi denir (TTK m.89 vd.).

Cari hesabın en pratik sonucu şudur: hesaba geçirilen tek tek alacak kalemleri, ayrı ayrı talep edilebilir veya devredilebilir alacaklar olmaktan çıkar; yalnızca dönem sonunda ortaya çıkan bakiye talep edilebilir hâle gelir. Bu, hem muhasebe kolaylığı sağlar hem de tek tek alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramasını — ilişki sürdüğü sürece — engeller.

KonuCari hesap yoksa (tek tek fatura)Cari hesap varsa
ZamanaşımıHer faturanın kendi vadesinden itibaren işlerİlişki sürdükçe işlemez; sözleşmenin sona ermesinden itibaren 5 yıl
Takip/dava konusuHer fatura ayrı ayrı talep edilebilirYalnızca dönem sonu bakiyesi talep edilebilir
Uygun olduğu ilişki türüTek seferlik veya seyrek işlemlerDüzenli, sürekli tekrarlayan ticari ilişkiler

Cari Hesap Sözleşmesi Ne Zaman Sona Erer?

Türk Ticaret Kanunu m.98 uyarınca cari hesap sözleşmesi, taraflardan birinin iflasıyla kendiliğinden sona erer. Taraflardan birinin ölümü veya kısıtlanması hâlinde ise sözleşme kendiliğinden sona ermez, ama diğer taraf veya mirasçılar/temsilci sözleşmeyi süresinden önce feshedebilir. Sözleşme sona erdiğinde son bakiye tespit edilir (kesin hesap) ve yukarıda anlatılan 5 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Ticari Fatura Ödenmezse Ne Olur? Ödenmeyen Alacak Nasıl Tahsil Edilir?

Elinizde fatura, cari hesap ekstresi veya yazılı bir sözleşme varsa, alacağınızı tahsil etmek için önünüzde birkaç yol vardır:

  • İlamsız icra takibi — bir mahkeme kararına gerek olmadan doğrudan icra dairesine başvurarak başlatılır; borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir. Alacak tutarınıza göre masrafları icra masrafı hesaplama aracımızla tahmin edebilirsiniz. Alacağınız bir çeke veya senede bağlıysa kambiyo senetlerine özgü, daha hızlı işleyen takip yolu açılır; ayrıntılar çek veya senet ödenmezse ne yapılır yazımızda.
  • İtirazın iptali davası — borçlu icra takibine itiraz ederse ve alacaklı bu itirazı haksız buluyorsa açılan davadır.
  • Doğrudan alacak davası — icra takibi açmadan, doğrudan mahkemede alacağın tahsilini istemek de mümkündür.

Para alacağına ilişkin ticari uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır — arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava, başka bir işlem yapılmadan usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m.18/A). Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen son tutanakla birlikte doğrudan dava açılabilir.

İlamsız İcra TakibiDoğrudan Alacak Davası
HızGenelde daha hızlı başlarYargılama süreci nedeniyle daha uzun sürebilir
Borçlu itiraz ederseTakip durur, itirazın iptali/kaldırılması gerekirYargılama zaten sürmekte olduğundan ek bir aşama gerekmez
Uygun olduğu durumAlacağın tartışmasız, belgeye dayalı olduğu hâllerAlacağın miktarı veya varlığı ciddi biçimde tartışmalıysa
Arabuluculuk şartıYok (icra takibi için aranmaz)Var (dava açmadan önce zorunlu)

Ödenmeyen Fatura İçin İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

Ödenmeyen bir fatura için en sık başvurulan yol ilamsız icra takibidir. Takip, alacaklının icra dairesine sunduğu takip talebiyle başlar. Talep icra dairesine gidilerek ya da e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portalı üzerinden yapılabilir. Takip talebine borçlunun kimlik ve adres bilgileri, alacağın tutarı, faizin başlangıç tarihi ve alacağın dayanağı (fatura, cari hesap ekstresi, sözleşme) yazılır.

İcra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir (İcra ve İflas Kanunu m.62). Bu sürede itiraz edilmez ve borç ödenmezse takip kesinleşir. Alacaklı bundan sonra borçlunun banka hesabına, aracına, taşınmazına veya maaşına haciz konulmasını isteyebilir.

Takip açılırken başvurma harcı ve peşin harç ödenir; tahsilat aşamasında tahsil harcı doğar. Tutarlar alacak miktarına göre değiştiği için icra masrafı hesaplama aracı ile yaklaşık bir hesap yapılabilir.

Cari Hesaba Dayalı İcra Takibi

Taraflar arasında süregelen bir cari hesap ilişkisi varsa takip, tek tek faturalara değil, cari hesabın kesinleşen bakiyesine dayanır. Bu durumda takip talebinde alacağın dayanağı olarak cari hesap ekstresi gösterilir. Faturalar, irsaliyeler ve karşı tarafın imzaladığı mutabakat yazıları ekstreyi destekleyen belgelerdir.

Cari hesaba dayalı takiplerde en sık görülen tartışma bakiyenin doğruluğudur. Borçlu "bu kadar borcum yok" diyerek itiraz ederse uyuşmazlık genellikle mahkemede, iki tarafın ticari defterlerinin bilirkişiye incelettirilmesiyle çözülür. Dönem sonlarında karşı taraftan alınmış imzalı bir mutabakat, bakiyenin ispatını büyük ölçüde kolaylaştırır.

Borçlu Takibe İtiraz Ederse: İtirazın İptali Davası ve İcra İnkâr Tazminatı

Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse icra takibi durur. Alacaklı, takibe devam edebilmek için itirazın iptali davası açabilir. Bu dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılabilir (İcra ve İflas Kanunu m.67).

Ticari alacaklarda itirazın iptali davasından önce de arabulucuya başvurmak zorunludur (Türk Ticaret Kanunu m.5/A). Arabuluculukta geçen süre bu bir yıllık süreden sayılmaz: kanun, arabulucuya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini öngörür (6325 sayılı Kanun m.18/A).

Mahkeme borçlunun itirazını haksız bulursa itirazı iptal eder ve takip kaldığı yerden devam eder. Alacak belirli ve hesaplanabilir nitelikteyse, haksız itiraz eden borçlu ayrıca alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilebilir. Takip haksız ve kötü niyetle yapılmışsa aynı tazminat alacaklı aleyhine de hükmedilebilir (İcra ve İflas Kanunu m.67/2).

Bu davada dilekçenin genel yapısı itirazın iptali dava dilekçesi örneğimizde görülebilir. Örnek genel bilgi amaçlıdır; her dosyanın belgeleri ve süreleri ayrıca değerlendirilir.

Ödenmeyen Fatura İçin Gönderilen İhtarnamede Neler Yer Alır?

Ödeme talebi için noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamede genellikle şu bilgiler bulunur:

  • Faturanın tarihi, numarası ve tutarı; cari hesapta ise bakiye ve ekstre tarihi,
  • Ödeme günü (vade) ve borcun ne zamandan beri ödenmediği,
  • Ödeme için tanınan süre ve ödemenin yapılacağı banka hesabı,
  • Süre içinde ödeme yapılmazsa yasal yollara başvurulacağı ve faizin talep edileceği.

Vadesi belli olmayan bir alacakta borçlu ancak bu ihtarla temerrüde düşer; faizin hangi tarihten işleyeceği de buna göre belirlenir. Vadesi belli alacaklarda ihtarname zorunlu değildir, ancak alacağın varlığını ve ödeme talebini belgeleyen yazılı bir kayıt oluşturur.

Ticari Alacaklarda Faiz Hakkı Nasıl İşler?

Ticari alacaklarda faiz konusu, adi (ticari olmayan) alacaklardan daha esnektir. Türk Ticaret Kanunu m.8 uyarınca, ticari işlerde faiz oranı taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir — sözleşmede belirlenen oran, genel yasal faiz sınırlarına tabi olmaksızın uygulanabilir.

Ticari Defterler ve Belgeler Neden Belirleyicidir?

Ticari alacak uyuşmazlıklarında, düzenli tutulan ticari defterler ve belgeler (fatura, irsaliye, cari hesap ekstresi, sözleşme, yazışmalar) davanın kaderini büyük ölçüde belirler. Türk Ticaret Kanunu'na göre usulüne uygun tutulan ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılabilir; düzensiz tutulan veya hiç tutulmayan defterler ise aleyhe delil teşkil edebilir.

Bu kuralın pratik sonucu şudur: iki tarafın da usulüne uygun tuttuğu defter kayıtları birbiriyle çelişirse, mahkeme başka delillere (yazışma, tanık, bilirkişi incelemesi) başvurarak gerçeği araştırır. Ama bir tarafın defteri hiç yoksa veya usulsüzse, diğer tarafın usulüne uygun defterindeki kayıtlar onun lehine karine oluşturabilir. Bu yüzden bir ticari uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce bile, tüm sipariş, teslimat ve ödeme kayıtlarının düzenli ve tarihli şekilde saklanması, ileride açılacak bir takip veya davada belirleyici olur. Özellikle e-posta yazışmaları, sipariş formları ve banka dekontları, fatura ve cari hesap kayıtlarını destekleyen tamamlayıcı deliller olarak büyük önem taşır.

Ticari Alacak Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Türk Ticaret Kanunu m.4 uyarınca, ticari nitelikteki davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir — dava konusu alacağın miktarı ne olursa olsun. Ancak her ilçe veya ilde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayabilir; bu durumda asliye hukuk mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; taraflar aralarında anlaşarak başka bir mahkemeyi görevli kılamaz.

Yetkili mahkeme ise genel kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir; ancak sözleşmede yetkili mahkeme kararlaştırılmışsa (yetki sözleşmesi) veya borcun ifa yeri farklıysa, bu kurallar da devreye girebilir.

Alacaklıların Sık Yaptığı Hatalar

  • Faturaya gelen itirazı ciddiye almamak veya belgelemeden geçiştirmek. İtiraz süresi ve içeriği ihtilaf çıktığında önemli bir delil teşkil eder.
  • Cari hesap ekstrelerini düzenli olarak karşı tarafa göndermemek veya mutabakat almamak. Dönemsel mutabakat, dava aşamasında bakiyenin ispatını kolaylaştırır.
  • Arabuluculuk şartını atlayarak doğrudan dava açmak. Bu, davanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açar.
  • Zamanaşımı süresini takip etmemek. Özellikle cari hesap ilişkisi sona erdiğinde 5 yıllık sürenin ne zaman başladığının doğru tespiti gerekir.
  • Küçük alacaklarda dava/takip masrafını hiç hesaplamadan süreci başlatmak. Bazı durumlarda alacağın tahsil maliyeti, alacağın kendisine yaklaşabilir; bu ihtimal önceden değerlendirilmelidir.

İlgili yazı: Kira Ödemeyen Kiracı Nasıl Çıkarılır? Ev Sahibinin Hakları

Sonuç Olarak

Ticari alacakların tahsili, doğru zamanda doğru belgeyle hareket etmeyi gerektiren, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı bir süreçtir. Faturaya itiraz süresini takip etmek, cari hesap ilişkisinin doğru yönetilmesi ve zamanaşımı sürelerinin gözden kaçırılmaması, alacağın tahsil edilip edilemeyeceğini doğrudan etkiler. Ticari uyuşmazlıklar hakkında daha fazla bilgi için Ticaret Hukuku çalışma alanı sayfamızı inceleyebilir, somut bir alacağınız için bir avukata danışabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticari fatura ödenmezse ne olur?

Faturada bir ödeme günü (vade) belirlenmişse borçlu bu gün geçince kendiliğinden temerrüde düşer; belirlenmemişse ihtarname ile ödeme istenir (TBK m.117). Temerrütten itibaren faiz işler; ticari işlerde sözleşmede oran yoksa Merkez Bankası avans faizi oranında temerrüt faizi istenebilir (3095 s.K. m.2). Ödeme yine yapılmazsa ilamsız icra takibi başlatılabilir; borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası açılır. Konusu para alacağı olan ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur.

Ödenmeyen fatura nasıl tahsil edilir?

Genel olarak üç yol vardır: ilamsız icra takibi, borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası ve doğrudan alacak davası. Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Ticari alacaklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; icra takibi başlatmak için bu şart aranmaz.

Cari hesaba dayalı icra takibi yapılabilir mi?

Evet. Cari hesap ilişkisinde takip, cari hesabın kesinleşen bakiyesine dayanılarak ilamsız icra yoluyla başlatılabilir. Cari hesap ekstresi, faturalar, irsaliyeler ve karşı tarafın imzaladığı mutabakat yazıları alacağın ispatında kullanılır. Borçlu bakiyeye itiraz ederse uyuşmazlık çoğunlukla ticari defterlerin bilirkişiye incelettirilmesiyle çözülür.

İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılabilir?

Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde (İcra ve İflas Kanunu m.67). Ticari alacaklarda önce arabulucuya başvurmak zorunludur; arabuluculukta geçen süre bu bir yıllık süreden sayılmaz (6325 sayılı Kanun m.18/A).

İcra inkâr tazminatı nedir?

Borçlunun icra takibine yaptığı itiraz mahkemece haksız bulunursa ve alacak belirli, hesaplanabilir nitelikteyse, borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere ayrıca tazminat ödemeye mahkûm edilebilir. Takip haksız ve kötü niyetle yapılmışsa aynı tazminat alacaklı aleyhine de hükmedilebilir (İcra ve İflas Kanunu m.67/2).

Kestiğim faturaya karşı tarafın hiç yanıt vermemesi ne anlama gelir?

Türk Ticaret Kanunu m.21/2 uyarınca, faturayı alan taraf, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu bir karinedir; kabul edilmiş sayılsa da faturanın yanlış olduğu daha sonra başka delillerle ispatlanabilir, ancak ispat yükü bu durumda faturayı alan tarafa geçer.

Ticari alacaklarda faiz oranı serbestçe belirlenebilir mi?

Evet. Türk Ticaret Kanunu m.8 uyarınca ticari işlerde faiz oranı taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir. Herhangi bir oran kararlaştırılmamışsa, borçlu tacir ve borç ticari işletmesiyle ilgiliyse, alacaklı Merkez Bankası'nın kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı faiz oranını talep edebilir; bu oran genel yasal faiz oranından çoğu zaman daha yüksektir.

Cari hesapta zamanaşımı ne zaman başlar?

Cari hesap ilişkisi devam ettiği sürece, hesaba geçirilen tek tek alacak kalemleri için zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı, Türk Ticaret Kanunu m.101 uyarınca cari hesap sözleşmesinin sona erip kesin bakiyenin belirlendiği tarihten itibaren başlar ve 5 yıldır.

Dava açmadan önce mutlaka arabulucuya mı gitmeliyim?

Ticari nitelikte olan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davalarında, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması kanunen zorunludur (dava şartı). Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen son tutanakla birlikte dava açılabilir.

Az miktardaki alacaklar için de dava açmak mantıklı mı?

Alacak miktarı ile takip/dava masrafları karşılaştırılmalıdır; küçük tutarlı ve tartışmasız alacaklarda çoğu zaman ilamsız icra takibi, dava açmaktan daha hızlı ve ekonomik bir yoldur. Borçlu itiraz ederse, itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna gidilebilir.

Bu konudaki hizmetlerimiz

Ticaret Hukuku

Sayfayı görüntüle

Bu yazıyı paylaş

İlgili Yazılar

Tüm makaleler
Ticaret Hukuku

Çek veya Senet Ödenmezse Ne Yapılır? Kambiyo Senedi İcra Takibi Rehberi

Elinizdeki çek veya senet vadesinde ödenmezse, alacağınızı normal icra takibinden çok daha hızlı bir yolla, kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip edebilirsiniz. Bu yazıda sürecin nasıl işlediğini, sürelerini ve sık yapılan hataları anlatıyoruz.

Yazının devamı