Hizmet Tespiti Davası Nedir, Nasıl Açılır? (2026)
SGK'ya bildirilmeyen ya da eksik bildirilen çalışmayı mahkeme kararıyla kayda geçirmenin yolu: hizmet tespiti davasında beş yıllık süre ve istisnaları, davalının belirlenmesi, ispat kuralları, gerçek ücretin tespiti ve emsal Yargıtay kararları.

Çalıştığınız hâlde SGK kaydınızda görünmeyen ya da eksik görünen dönemler emekliliğinize sayılmaz. Hizmet tespiti davası, bu dönemleri mahkeme kararıyla kayda geçirmenin yoludur.
Bu konuda bir dosyanız varsa:
Hizmet Tespiti Davası Nedir?
Hizmet tespiti davası, bir işverene bağlı olarak sigortalı sayılması gereken bir işte çalıştığı hâlde bu çalışması SGK'ya hiç bildirilmeyen ya da eksik bildirilen kişinin, çalışmasını mahkeme kararıyla ispatlaması için açtığı davadır. Karar kesinleştiğinde, tespit edilen gün sayıları ve kazançlar SGK kayıtlarına işlenir; bu sürelerin primleri ise işçiden değil, işverenden istenir.
Dava, Türkiye'de kayıt dışı çalışmanın en yaygın sonucunu gidermeye yöneliktir. İşe başladığınız ilk aylarda "deneme süresi" denerek sigortanın yapılmaması, ay içinde 30 gün çalıştığınız hâlde 10-15 gün gösterilmeniz, gerçek maaşınızın elden, küçük bir kısmının resmî olarak ödenmesi ya da yıllarca hiç kayda girmeden çalışmanız, hizmet tespiti davasının tipik konularıdır.
Hizmet Tespiti Davasıyla Giderilen Üç Eksiklik
| Durum | Örnek | Davada istenen |
|---|---|---|
| Hiç bildirilmeyen çalışma | 2023 başından 2024 sonuna kadar çalıştınız, sigortanız hiç yapılmadı | Çalışılan dönemin tamamının tespiti |
| Eksik gün bildirimi | Ayda 30 gün çalıştığınız hâlde hizmet dökümünde 15 gün görünüyor | Eksik günlerin tespiti |
| Düşük ücret bildirimi | Gerçek ücretiniz asgari ücretin iki katıyken asgari ücretten gösterildiniz | Gerçek ücretin (prime esas kazancın) tespiti |
Hizmet Tespiti Davası ile Prime Esas Kazanç Tespiti Davası Arasındaki Fark
Uygulamada "hizmet tespiti" deyimi genellikle çalışılan günlerin tespiti için, "prime esas kazancın tespiti" ya da "ücret tespiti" deyimi ise bildirilen ücretin gerçeğe uygun olmadığı durumlar için kullanılır. İkisi de aynı yasal dayanağa (5510 m.86) bağlıdır ve çoğu zaman tek dava dilekçesinde birlikte istenir. Fark, ispat kurallarında ortaya çıkar: gün tespitinde tanık anlatımları belirleyici olabilirken, gerçek ücretin tespitinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aşağıda anlatacağımız üzere, belli bir tutarın üzerinde yazılı delil aramaktadır.
Hizmet Tespiti Davasının Yasal Dayanağı: 5510 Sayılı Kanun m.86
Dava, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine dayanır. Madde, aylık prim ve hizmet belgesi ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak ilamla ispatlamaları hâlinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağını söyler.
Maddenin iki anahtar kavramı vardır. Birincisi "belge verilmemiş olması": işveren sizin için hiçbir bildirim yapmamışsa ya da eksik yapmışsa dava yolu açılır. İkincisi "Kurumca tespit edilememiş olması": SGK denetimiyle zaten ortaya çıkmış bir çalışma için ayrıca dava gerekmeyebilir. Bu iki kavram, aşağıda anlatılan beş yıllık sürenin ne zaman işleyip ne zaman işlemediğini de belirler.
506 Sayılı Kanun Döneminde Geçen Çalışmalar İçin Hizmet Tespiti
1 Ekim 2008'den önce geçen çalışmalar için de aynı dava açılır. Eski 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesinde de benzer bir beş yıllık süre vardı. Bu nedenle 1990'lı ya da 2000'li yıllarda geçmiş ve hiç bildirilmemiş bir çalışmanın bugün tespit ettirilebilmesi, ancak aşağıda anlatılan istisnalardan biri varsa, özellikle de o dönem için işe giriş bildirgesi verilmişse mümkündür.
Hizmet Tespiti Davasında Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre
Süre, çalışmanın geçtiği takvim yılının son gününden başlar. Hak düşürücü süre olduğu için mahkeme bunu davalı ileri sürmese de kendiliğinden gözetir. Süre dolduktan sonra açılan dava, o dönem için esasa girilmeden reddedilir.
Hizmet Tespiti Davasında Beş Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
| Çalışmanın geçtiği yıl | Sürenin başladığı gün | Davanın açılabileceği son gün |
|---|---|---|
| 2021 | 31.12.2021 | 31.12.2026 |
| 2022 | 31.12.2022 | 31.12.2027 |
| 2023 | 31.12.2023 | 31.12.2028 |
| 2024 | 31.12.2024 | 31.12.2029 |
| 2025 | 31.12.2025 | 31.12.2030 |
Tablonun ilk satırı bugün en acil olanıdır: 2021 yılında geçen ve hiç bildirilmemiş çalışmalar için süre 31 Aralık 2026'da doluyor. Birden fazla yıla yayılan bir çalışmada her yılın süresi ayrı işler. Örneğin 2020'den 2023'e kadar sigortasız çalışan biri bugün dava açarsa, 2020 yılı için süre 31.12.2025'te dolmuş olabilir; 2021, 2022 ve 2023 yılları ise hâlâ dava konusu yapılabilir. Bu yüzden eski dönemlerin kaybı, dava açmada geç kalınan her ayla birlikte büyür.
İşe Giriş Bildirgesi Verilmişse Hizmet Tespiti Davasında Süre İşler mi?
Beş yıllık süre, maddenin lafzı gereği belgeleri işverence verilmeyen ya da çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 9.11.2004 tarihli, 2004/6520 E., 2004/10496 K. sayılı kararında da hak düşürücü sürenin "yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar" için geçerli olduğu vurgulanmıştır.
Dolayısıyla işvereniniz sizin için işe giriş bildirgesi vermiş ya da o işyerinden dönem bordrosunda adınız geçmişse, SGK çalışmanızdan haberdar olmuştur. Bu durumda, bildirimden sonra kesintisiz devam eden çalışmalar bakımından beş yıllık sürenin geçtiğinden söz edilmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 9.11.2015 tarihli, 2015/17274 E., 2015/18794 K. sayılı kararı ise ölçüyü şöyle koyar: bildirgenin verilmesi ya da çalışmanın Kurumca tespiti hâlinde hak düşürücü süre geçmiş sayılmaz; ancak bildirimin işe girişten sonra yapıldığı durumlarda, bildirim öncesi dönem için süre, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonundan başlatılır. O dosyada süre geçtiği için ilk derece kararı bozulmuştur.
Pratik sonucu şudur: hizmet dökümünüzde o işyerine ait bir işe giriş kaydı ya da birkaç günlük bildirim bile görünüyorsa, "beş yıl geçti, artık bir şey yapılamaz" diye düşünmeden önce bu kaydın dönemi ve çalışmanın kesintisiz sürüp sürmediği incelenmelidir.
SGK Denetimiyle Tespit Edilen Çalışmalar ve Bir Yıllık Sınır
Çalışmanın SGK müfettişi ya da denetmeni tarafından işyerinde tespit edilmesi, dava açmadan kayda girmenin bir yoludur. Ancak 5510 m.86'da önemli bir sınır vardır: denetim elemanlarının işyerinde fiilen yaptığı tespitlerde, kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlenen sigortalının geriye yönelik hizmetlerinin ya da kazançlarının, tespit tarihinden geriye en fazla bir yıllık kısmı dikkate alınır.
Yani SGK'ya şikâyette bulunup denetim yaptırmak, çoğu zaman yalnızca son bir yılı kurtarır. Üç yıllık sigortasız çalışmanın tamamı için yine hizmet tespiti davası gerekir. Denetim tutanağı ise o davada güçlü bir delil hâline gelir.
Sigortalı Öldüyse Mirasçılar İçin Hizmet Tespiti Davasında Süre
Sigortalı hayattayken dava açmadıysa, ölümünden sonra hak sahipleri (eş, çocuklar, gerekirse anne ve baba) hizmet tespiti davası açabilir. Bu, çoğu zaman ölüm aylığı bağlanabilmesi için gereken prim gününün tamamlanması amacıyla yapılır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.02.2020 tarihli, 2018/10-171 E., 2020/75 K. sayılı kararına göre mirasçılar yönünden de süre, ölüm tarihinden değil, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl olarak hesaplanır. Sigortalının kendisinin kaybettiği bir hakkı mirasçılar yeniden kazanamaz.
Hizmet Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?
Dava, çalıştığınız dönemdeki işverene karşı açılır. İşveren bir şirketse davalı şirketin tüzel kişiliğidir; şahıs işletmesiyse işletme sahibi gerçek kişidir. Mağaza, şube ya da şantiye adı davalı olamaz; tabelada yazan ad ile vergi ve SGK kaydındaki işveren farklı olabilir. Bu yüzden işyerinin SGK sicil numarası ve gerçek sahibinin kim olduğu dava öncesinde netleştirilmelidir.
SGK'nın Hizmet Tespiti Davasındaki Yeri
Karar SGK kayıtlarını ve Kurumun prim alacağını doğrudan etkilediği için SGK davada yer alır. Uygulamada Kurum ya davalı olarak gösterilir ya da mahkemece davaya dâhil edilir. Her iki durumda da SGK kararı istinaf ve temyiz yoluyla denetletebilir. Bu, hizmet tespiti davalarının işverenle "anlaşarak" kısa yoldan bitirilmesinin mümkün olmamasının da nedenidir: işveren çalışmayı kabul etse bile mahkeme, gerçek bir çalışma olup olmadığını kendisi araştırmak zorundadır.
Alt İşveren, Asıl İşveren ve Geçici İş İlişkisinde Hizmet Tespiti Davası
Taşeron (alt işveren) aracılığıyla çalıştırıldıysanız, 5510 m.12'ye göre asıl işveren, Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işverenle birlikte sorumludur. Aynı maddeye göre işveren vekili ile geçici iş ilişkisi kurulan işveren de işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hastane, fabrika ya da kamu kurumunda taşeron firma adına çalışıp sigortası eksik yatırılanlar için bu kural, davalıların doğru belirlenmesi açısından önemlidir; alt işveren kapanmış olsa bile asıl işveren davada yer alabilir.
İşyeri Devredildiyse veya İşveren Öldüyse
İşyeri başka birine devredildiyse, devirden önceki dönem için çalışmanın geçtiği tarihteki işveren esas alınır. 5510 m.89, işyerinin aktif ve pasifiyle devralınması, intikal etmesi ya da başka bir işyeriyle birleşmesi hâlinde yeni işverenin eski işverenin prim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Şahıs işvereni ölmüşse dava mirasçılarına karşı yöneltilir; mirasçıların kim olduğu veraset ilamıyla belirlenir.
Şirket Kapandıysa: Hizmet Tespiti Davasında İhya Şartı
Kayıt dışı çalıştıran şirketlerin bir kısmı, dava açılacağı sırada tasfiye edilmiş ya da ticaret sicilinden resen silinmiş (terkin edilmiş) olur. Tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket aleyhine karar verilemez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 30.9.2020 tarihli, 2019/5339 E., 2020/5214 K. sayılı kararında, 2015'te resen terkin edilmiş bir şirket hakkında verilen karar bozulmuştur. Yapılması gereken şu şekilde tarif edilmiştir: tüzel kişiliğin yeniden ihyası için tasfiye memuru ile ticaret siciline karşı ayrı bir dava açılması amacıyla davacıya uygun süre verilmesi, bu davanın sonucunun beklenmesi ve şirket ihya edilirse taraf teşkili sağlanarak karar verilmesi.
Bu nedenle şirketin sicil durumu, dava açılmadan önce Ticaret Sicil Gazetesi'nden kontrol edilmelidir. İhya süreci davayı uzatır ama yolu kapatmaz.
Hizmet Tespiti Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
5510 m.101'e göre bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi, İş Mahkemeleri Kanunu'nun usulüne göre bakar (7036 m.2/3).
Yetkili mahkeme 7036 m.6'ya göre belirlenir:
- Davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi,
- İşin ya da işlemin yapıldığı yer mahkemesi,
- Davalı birden fazlaysa, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi.
Aynı maddeye göre bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Örneğin merkezi Ankara'da olan bir şirketin İzmir'deki şubesinde çalışan biri, davayı İzmir'de de açabilir. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (7036 m.7/1).
Hizmet Tespiti Davasında Arabuluculuk Şartı Var mı?
Hayır. 7036 m.3'teki zorunlu arabuluculuk; kanuna, bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davaları içindir. Hizmet tespiti ise bir alacak değil, sosyal güvenlik hakkının tespitidir ve SGK'nın kamusal alacağını ilgilendirir. Bu yüzden doğrudan iş mahkemesinde açılır.
Aynı işverenden ücret, fazla mesai, yıllık izin ya da kıdem tazminatı da istenecekse, o alacaklar için önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İki talep birlikte yürütülecekse bu ayrımın baştan planlanması gerekir; aksi hâlde alacak talepleri usulden reddedilebilir.
Hizmet Tespiti Davasında İspat: Deliller ve Tanıklar
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle hâkim, tarafların gösterdiği delillerle yetinmez, gerçeği kendiliğinden araştırır. Ancak bu, davacının delil göstermesine gerek olmadığı anlamına gelmez; araştırmanın nereden başlayacağını dilekçede gösterdiğiniz dönemler, işyeri bilgileri ve tanıklar belirler.
Hizmet Tespiti Davasında Bordro Tanıkları ve Komşu İşyeri Tanıkları
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre en değerli tanıklar, davacıyla aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış ve işverenin resmî kayıtlarında (dönem bordrolarında) adı geçen kişilerdir. Bunlara "bordro tanığı" denir. Bordro tanığı bulunamazsa, çevredeki işyerlerinde aynı nitelikte işi yapan ve kendi işverenlerinin resmî kayıtlarında görünen kişiler (komşu işyeri tanıkları) dinlenir. Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.1999 tarihli 1999/21-510-527 ve 3.11.2004 tarihli 2004/21-480-579 sayılı kararları, bu ilkenin sonraki pek çok dairesel kararda atıf yapılan temel kaynaklarıdır.
Bunun pratik anlamı şudur: davacının eşi, akrabası ya da o dönemde işyerinde kayıtlı olmayan arkadaşlarının anlatımları, tek başına genellikle yeterli görülmez. Mahkeme SGK'dan o işyerinin dönem bordrolarını getirtir, bordrolarda adı geçenleri tespit eder ve bunlardan davacıyı tanıyanları dinler. Bu yüzden birlikte çalıştığınız kişilerin tam adlarını, mümkünse telefon numaralarını şimdiden not etmek davanın en önemli hazırlığıdır.
Hizmet Tespiti Davasında Yazılı Deliller
| Delil | Neyi gösterir? |
|---|---|
| Banka hesap hareketleri | İşverenden ya da ortaklarından düzenli gelen ödemeler, çalışmanın hem varlığını hem ücreti gösterir. |
| WhatsApp, SMS ve e-posta yazışmaları | Vardiya bildirimleri, iş talimatları, "yarın 8'de gel" türü mesajlar, çalışmanın tarihlerini ve sürekliliğini gösterir. |
| İşyeri kayıtları | Personel kartı, giriş-çıkış kayıtları, puantaj, iş kıyafeti ya da yaka kartı fotoğrafları. |
| Resmî kayıtlar | İşyerinin vergi kaydı, belediye ruhsatı, esnaf ya da ticaret odası kaydı, işyerinin o dönemde açık olduğunu gösterir. |
| SGK ve kurum kayıtları | Denetim tutanakları, işyeri dosyası, ALO 170 ya da CİMER başvurularına verilen cevaplar. |
| Müşteri ve tedarikçi belgeleri | Adınızın geçtiği faturalar, teslim tutanakları, servis formları, iş yazışmaları. |
İşe Giriş Bildirgesi Hizmet Tespiti İçin Tek Başına Yeterli mi?
Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2018 tarihli, 2018/2988 E., 2018/10345 K. sayılı kararına göre, süresinde verilen işe giriş bildirgesi ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğindedir; ancak sigortalılığın kabulü için tek başına yeterli değildir ve çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekir.
Bu ilke özellikle EYT döneminde önem kazandı: 1999 öncesinde tek günlük bir işe giriş kaydı bulunan kişiler, bu kaydın gerçek bir çalışmaya dayandığını ispatlamak zorunda kaldı. Kayıt, SGK tarafından fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmişse, bu kez uyuşmazlık o iptal işlemine karşı açılan davada çözülür.
Mahkemenin Kendiliğinden Yaptığı Araştırma
Hizmet tespiti davalarında mahkemeler genellikle şu araştırmaları kendiliğinden yapar:
- SGK'dan işyeri dosyası, işyerinin tescil ve terk tarihleri, dönem bordroları ve davacının hizmet dökümü,
- Vergi dairesinden işyerinin faaliyet dönemi,
- Kolluk aracılığıyla işyerinin yeri, faaliyeti ve çevre işyerlerinin tespiti,
- Gerektiğinde işyerinde keşif ve bilirkişi incelemesi.
Bu araştırmalar yargılamanın uzamasının başlıca nedenidir, ama aynı zamanda davacının elinde belge olmasa bile gerçeğin ortaya çıkabilmesini sağlar.
Hizmet Tespiti Davasında Gerçek Ücretin (Prime Esas Kazancın) İspatı
Asgari ücretten gösterilip gerçekte daha yüksek ücret alan çalışanların sayısı, hiç bildirilmeyenlerden daha fazladır. Gerçek ücretin tespiti, emekli aylığının hesabına esas kazançları yükselttiği için doğrudan aylık tutarını etkiler. Ancak ispat kuralları, gün tespitinden daha katıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025 Kararı: Senetle İspat Kuralı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.2025 tarihli, 2024/339 E., 2025/579 K. sayılı kararı, veznedar olarak çalışan ve ücretinin asgari ücretten bildirildiğini ileri süren bir davacının dosyasında, ücret tespitinde uygulanacak ölçüyü şöyle koymuştur: ücret tutarı yasal sınırı aştığında gerçek ücretin, hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş olmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları ve ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması mümkündür. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebilir. İddia edilen miktar sınırı aşsa dahi, çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler varsa tanık dinlenebilir. Kararda emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini savunan görüş, Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Aynı yaklaşım daha önce Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2020 tarihli, 2019/3015 E., 2020/277 K. sayılı kararında da yer almıştı. Hukuk Genel Kurulu kararıyla bu çizgi pekişmiş oldu.
Asgari Ücretten Gösterilen Çalışanlar İçin Pratik Sonuç
Bu içtihat karşısında gerçek ücretin tespitinde en güçlü delil, maaşın tamamının ya da resmî görünen kısmın üstündeki farkın banka yoluyla ödendiğini gösteren hesap hareketleridir. Elden ödenen farklar için imzalı makbuz, işverenin gönderdiği maaş bildirimi, iş ilanındaki ücret, işe alım yazışması gibi belgeler "yazılı delil başlangıcı" olarak değerlendirilebilir. Hiçbir belge yoksa, gerçek ücretin tanıkla ispatı HMK 200'deki senetle ispat sınırının altında kalan tutarla sınırlı kalabilir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
Özel Durumlarda Hizmet Tespiti Davası
Aile İşletmesinde ve Ev Hizmetlerinde Çalışma
5510 m.6 bazı çalışmaları sigortalılık dışında tutar. Bunlardan hizmet tespiti davalarında en sık karşılaşılanlar şunlardır:
- İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi sigortalı sayılmaz. Eş ücret karşılığı çalışıyorsa durum farklıdır.
- Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar hısımlar arasında, dışarıdan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar sigortalı sayılmaz. Babanın dükkânında, dışarıdan işçi de çalıştırılan bir işyerinde ücretle çalışan çocuk ise bu istisnaya girmez.
- Ev hizmetlerinde çalışanlar, ücretle aynı kişi yanında ayda 10 gün ve daha fazla çalışıyorlarsa sigortalıdır. Temizlik, bakım ya da çocuk bakımı için bir evde düzenli çalışıp sigortası yapılmayanlar bu kapsamda dava açabilir.
18 Yaşından Önce Başlayan Çalışmalarda Hizmet Tespiti
Yaz tatillerinde ya da okul çağında bir işyerinde işçi olarak başlayan çalışmalar da tespit ettirilebilir. 5510 m.38'e göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir; ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen primler prim ödeme gün sayısına dâhil edilir. Tespit edilen erken dönem, hangi emeklilik rejimine tabi olduğunuzu belirleyen ilk giriş tarihi bakımından da ayrıca önem taşır; bu hesap kişiye göre yapılmalıdır.
Stajyer, Çırak ve Meslek Lisesi Öğrencileri İçin Hizmet Tespiti
5510 m.5/b'ye göre aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler için yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; staja tabi tutulan meslek lisesi ve üniversite öğrencileri için ise yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu dönemler yaşlılık sigortasına tabi olmadığından emeklilik için prim gününe sayılmaz ve hizmet tespiti davasıyla da emekliliğe sayılır hâle getirilemez.
Durum, "stajyer" ya da "çırak" adı altında gerçekte bir işçi gibi çalıştırılan kişiler için farklı değerlendirilebilir. Meslekî eğitim sözleşmesi ya da okulla bağlantılı bir staj ilişkisi yoksa ve kişi tam zamanlı olarak, ücret karşılığında, işverenin talimatıyla çalıştırılmışsa, bu çalışmanın 4/a kapsamında tespiti tartışılabilir; ancak ispat yükü ağırdır. Staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik başlangıcı sayılmasına yönelik 2026'da Meclis'e sunulan kanun teklifleri bulunsa da, bu yazının yayımlandığı tarih itibarıyla yasalaşmış bir düzenleme yoktur.
Sezonluk ve Kesintili Çalışmalarda Hizmet Tespiti
Otel, turizm, inşaat ve tarım işlerinde her yıl birkaç ay çalışıp kış aylarında ayrılanlar için her sezon ayrı bir çalışma dönemidir. Bu durumun iki önemli sonucu vardır. Birincisi, beş yıllık süre her sezonun geçtiği yıl için ayrı hesaplanır. İkincisi, bir sezon için işe giriş bildirgesi verilmiş olması, bildirimi hiç yapılmamış başka bir sezon için süreyi durdurmaz. Yargıtay'ın bildirge verilen durumlarda süreyi "kesintisiz olarak geçen çalışmalar" üzerinden değerlendirmesi, sezonluk çalışmada her sezonun ayrı ayrı incelenmesini gerektirir. Bordro tanığı ararken de aynı sezonda o işyerinde bildirilmiş çalışanların seçilmesi gerekir.
Kısmi Süreli Çalışma, Eksik Gün ve Hizmet Tespiti
Hizmet dökümünüzde ay içinde 30 günden az gün görünmesi her zaman hukuka aykırı değildir. Kısmi süreli iş sözleşmesi, ücretsiz izin, raporlu günler ya da ay ortasında işe giriş gibi geçerli eksik gün nedenleri vardır. İşveren bu durumlarda eksik gün nedenini kodla bildirir. Gerçekte tam gün çalıştığınız hâlde eksik gösterildiyseniz, eksik kalan günler hizmet tespiti davasıyla tamamlanabilir. Geçerli bir kısmi çalışma varsa ise 5510 m.41 kapsamında eksik günlerin borçlanılması ayrıca değerlendirilebilir.
Hâlen Aynı İşyerinde Çalışanlar İçin Hizmet Tespiti Davası
Çalışmaya devam ederken işverene dava açmak birçok kişinin çekindiği bir adımdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre, mevzuattan ya da sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak, iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir sebep oluşturmaz. Bu koruma, iş güvencesi hükümlerinin uygulandığı işyerlerinde (otuz ve daha fazla işçi, en az altı aylık kıdem) doğrudan işe iade yolunu açar. İş güvencesi kapsamı dışındaki işçiler için de sırf dava açıldığı için yapılan bir fesih, kötü niyet tazminatı gibi sonuçlar doğurabilir.
Öte yandan iş ilişkisi sürerken beş yıllık süre işlemeye devam eder. En eski dönemin süresinin dolmak üzere olduğu durumlarda, işten ayrılmayı beklemek o dönemin tamamen kaybedilmesi anlamına gelebilir.
Hizmet Tespiti Davası Emekliliği Nasıl Etkiler?
Prim Gün Sayısına Etkisi
Kesinleşen karardaki gün sayıları hizmet dökümünüze eklenir. Örneğin iki yıllık bildirilmemiş çalışma tespit edilirse, prim gününüze yaklaşık 720 gün eklenir. Emeklilik için 5.400, 7.200 ya da 9.000 prim günü şartından birine tabi olan biri için bu, emeklilik tarihinin yıllarca öne gelmesi demektir.
Sigortalılık Başlangıcının Öne Çekilmesi ve EYT
Tespit edilen çalışma, SGK'daki ilk kaydınızdan önceki bir döneme aitse, sigortalılık başlangıç tarihiniz de o tarihe çekilir. Bu, hangi emeklilik kurallarına tabi olduğunuzu değiştirebilir. İlk kaydı 8 Eylül 1999'dan sonra görünen biri için bu tarihten önce geçen bir çalışma tespit edilirse, kişi EYT kapsamına girebilir. İlk kaydı 30 Nisan 2008'den sonra görünen biri için bu tarihten önceki bir çalışmanın tespiti ise 1999-2008 arası girişlilerin şartlarını açabilir. Emeklilik şartlarının giriş tarihine göre nasıl değiştiğini kademeli emeklilik tablosu ve güncel emeklilik şartları yazımızda ayrıntılı tablolarla anlattık.
Emekli Aylığının Hesabına Etkisi
Ücret tespiti, aylık hesabına esas alınan kazançları yükseltir. Gün tespiti ise hem aylık bağlama oranını hem de hesaba giren kazanç dönemlerini etkiler. Tespit edilen hizmet, aylık bağlandıktan sonra kesinleşmişse, bu hizmetin aylığa etkisi için SGK'ya ayrıca başvurmak gerekebilir.
Hizmet Tespiti Davası mı, SGK'ya Şikâyet mi?
| SGK'ya şikâyet ve denetim | Hizmet tespiti davası | |
|---|---|---|
| Nereye? | SGK il müdürlüğü, ALO 170 ya da CİMER | İş mahkemesi |
| Geriye dönük kapsam | Belgeye dayanmayan tespitte en fazla 1 yıl | Hak düşürücü süre içindeki tüm yıllar |
| Ücret tespiti | Sınırlı | Mümkün |
| İşveren hâlâ faaliyette olmalı mı? | Denetim için işyerinin açık olması gerekir | Kapanmış işyerleri için de açılabilir |
| Beş yıllık süreye etkisi | Kurumca tespit edilen çalışma için süre sorunu ortadan kalkar | Süre içinde açılması gerekir |
İki yol birbirinin alternatifi değildir. Denetim tutanağı davada güçlü bir delildir. İşyeri hâlâ faaliyetteyse ve kayıt dışı çalışma devam ediyorsa, denetim hem son dönemi hızla kayda geçirir hem de davaya dayanak oluşturur.
Hizmet Tespiti Davası Dilekçesinde Neler Yer Almalı?
Dilekçe, mahkemenin araştırmasının yol haritasıdır. Hâkim kendiliğinden araştırma yapsa da, neyi araştıracağını dilekçedeki anlatım belirler. Eksik ya da belirsiz bir dilekçe, yargılamayı uzatır ve bazı dönemlerin gözden kaçmasına yol açabilir. Hizmet tespiti davası dilekçesinde genellikle şu bilgiler bulunur:
| Başlık | İçerik |
|---|---|
| Taraflar | Davacı sigortalı; davalı işveren (tam unvanıyla), varsa asıl işveren; SGK |
| Çalışma dönemleri | Her dönem için gün, ay ve yıl olarak başlangıç ve bitiş tarihleri; sezonluk çalışmada her sezon ayrı |
| İşyeri bilgileri | İşyerinin açık adresi, faaliyet konusu, biliniyorsa SGK işyeri sicil numarası ve vergi numarası |
| Yapılan iş | Görev, çalışma saatleri, haftalık çalışma günleri |
| Ücret | Gerçek ücret, ödeme şekli (banka ya da elden) ve varsa bildirilen ücretle arasındaki fark |
| Talep | Tespiti istenen gün sayıları ve kazançlar; varsa sigortalılık başlangıcının tespiti |
| Deliller | SGK kayıtları, bordrolar, banka kayıtları, yazışmalar, tanık listesi, keşif ve bilirkişi talebi |
Dilekçedeki dönemlerin hizmet dökümüyle karşılaştırılarak yazılması, zaten bildirilmiş günlerin yeniden talep edilmesini ve çelişkili anlatımları önler.
Hizmet Tespiti Davası Ne Kadar Sürer, Masrafları Nelerdir?
Süre büyük ölçüde tanıkların bulunabilmesine, SGK ve vergi dairesi yazışmalarının hızına ve işyerinin kapalı olup olmadığına bağlıdır. İhya gibi ön sorunlar yoksa ilk derece yargılaması çoğu dosyada bir yılı aşar; istinaf ve temyizle birlikte süre birkaç yılı bulabilir. 7036 m.7/5'e göre kanun yoluna başvurulan kararlar bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından ivedilikle karara bağlanır.
Masraf kalemleri başvuru ve karar harcı, tanık ve bilirkişi ücretleri ile tebligat giderleridir. Hizmet tespiti bir tespit davası olduğundan harç maktudur; yani tespit edilen sürenin değerine göre artmaz. Dava kazanılırsa yargılama giderleri, kural olarak davalıya yükletilir.
Hizmet Tespiti Davasında Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
7036 m.7/3'e göre iş mahkemesi kararlarına karşı HMK'nın kanun yolu hükümleri uygulanır ve kanun yolu süresi ilamın taraflara tebliğinden itibaren işler. Hizmet tespiti kararlarına karşı önce bölge adliye mahkemesine istinaf, ardından Yargıtay'a temyiz yoluna gidilebilir. SGK, lehine olmayan kararları genellikle kanun yoluna taşır. Bu nedenle karar ancak kesinleştikten sonra kayıtlara işlenir.
Hizmet Tespiti Davası Sonuçlandıktan Sonra Ne Olur?
- Karar kesinleşir ve kesinleşme şerhli karar SGK'ya ulaşır.
- SGK, kararda belirtilen gün sayısı ve kazançları hizmet kayıtlarınıza işler. İşlemin tamamlandığını e-Devlet'teki hizmet dökümünüzden takip edebilirsiniz.
- Tespit edilen sürelerin primleri, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden istenir. Sizden prim istenmez.
- Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene 5510 m.102 uyarınca idari para cezası uygulanabilir.
- Emeklilik şartları tamamlandıysa, aylık bağlanması için SGK'ya ayrıca yazılı başvuru yapılır; aylık, başvurudan sonraki ay başından itibaren bağlanır.
Hizmet Tespiti Davasına İlişkin Emsal Yargıtay Kararları
| Karar | Konu | Özü |
|---|---|---|
| Yargıtay 10. HD, 9.11.2004, 2004/6520 E., 2004/10496 K. | Hak düşürücü süre | Süre, belgeleri verilmeyen ya da Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. |
| Yargıtay 10. HD, 9.11.2015, 2015/17274 E., 2015/18794 K. | Geç verilen bildirge | Bildirim işe girişten sonra yapılmışsa, önceki dönem için süre kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar. |
| Yargıtay 10. HD, 10.12.2018, 2018/2988 E., 2018/10345 K. | İşe giriş bildirgesi | Bildirge yazılı delildir ama tek başına sigortalılığın kabulü için yeterli değildir. |
| Yargıtay HGK, 04.02.2020, 2018/10-171 E., 2020/75 K. | Mirasçıların davası | Süre, ölüm tarihinden değil hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar. |
| Yargıtay 10. HD, 30.9.2020, 2019/5339 E., 2020/5214 K. | Terkin edilmiş şirket | Önce ihya davası için süre verilmeli, taraf teşkili sağlanmalıdır. |
| Yargıtay HGK, 16.09.1999, 1999/21-510-527 ve 3.11.2004, 2004/21-480-579 | Tanık seçimi | Bordro tanıkları ve komşu işyerlerinin kayıtlı çalışanları dinlenmelidir. |
| Yargıtay HGK, 01.10.2025, 2024/339 E., 2025/579 K. | Gerçek ücretin ispatı | Sınırı aşan ücret yazılı delille ispatlanır; yazılı delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir. |
Hizmet Tespiti Davasında Sık Yapılan Hatalar
- En eski dönemi beklemek: Her yılın süresi ayrı dolar. "İşten ayrılınca bakarım" demek, en eski yılları kaybettirebilir.
- Yanlış davalı: Tabeladaki marka ya da şube adına dava açmak; alt işveren varken yalnızca asıl işvereni ya da tersini göstermek.
- Yalnızca yakın tanık göstermek: Eş, akraba ya da kayıtsız arkadaş tanıklığı çoğu zaman yeterli görülmez.
- Dönemi belirsiz bırakmak: "Yaklaşık 2019-2022 arası" yerine ay ay başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışılan işyeri adresi ve yapılan iş net yazılmalıdır.
- Ücret talebini unutmak: Hem günleri hem gerçek ücreti etkileyen bir durumda yalnızca gün tespiti istemek, emekli aylığında kalıcı kayba yol açabilir.
- Banka izini silmek: Maaş ödemesi yapılan hesabın kapatılması ya da yazışmaların silinmesi, sonradan telafisi zor delil kayıplarına yol açar.
Hizmet Tespiti Davası Açmadan Önce Kontrol Listesi
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında ele aldığımız konuların genel çerçevesini sosyal güvenlik hukuku sayfamızda, işçilik alacaklarına ilişkin konuları ise iş hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m.6, m.12, m.38, m.86, m.89, m.101, m.102)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (m.3, m.6, m.7)
- 4857 sayılı İş Kanunu (m.18)
- e-Devlet, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü
- Yazıda künyesi verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 10. Hukuk Dairesi kararları
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuzda sürelerin ve delillerin değerlendirilmesi dosyaya özel inceleme gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hizmet tespiti davası ne kadar sürede açılmalı?
Hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde (5510 m.86). Örneğin 2021'de geçen bir çalışma için son gün 31 Aralık 2026'dır. Her yılın süresi ayrı işler. İşe giriş bildirgesi verilmiş ya da çalışma SGK'ca tespit edilmişse, Yargıtay'a göre bu çalışmalar için süre işlemez.
Beş yıl geçtiyse hizmet tespiti davası açılamaz mı?
Hak düşürücü süre geçmişse o dönem için dava reddedilir. Ancak o işyeri için işe giriş bildirgesi verilmişse ya da çalışma SGK denetimiyle tespit edilmişse süre işlemez. Bildirim işe girişten sonra yapılmışsa önceki dönem için süre, kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar (Yargıtay 10. HD, 2015/17274 E.).
Hizmet tespiti davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Zorunlu arabuluculuk işçi alacakları, tazminatlar ve işe iade davaları içindir (7036 m.3). Hizmet tespiti doğrudan iş mahkemesinde açılır. Aynı işverenden ücret, fazla mesai ya da kıdem tazminatı da istenecekse, o alacaklar için arabuluculuk dava şartıdır.
Hizmet tespiti davası kime karşı ve hangi mahkemede açılır?
Çalışılan dönemdeki işverene karşı iş mahkemesinde açılır; SGK da davada yer alır. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 m.6). Taşeron çalışmasında asıl işveren de alt işverenle birlikte sorumludur (5510 m.12).
Hizmet tespiti davasında tanık yeterli mi?
Yargıtay en çok, aynı dönemde aynı işyerinde çalışıp sigortası bildirilmiş kişilerin (bordro tanıkları) ve komşu işyerlerinin kayıtlı çalışanlarının anlatımlarına değer verir. Yalnızca akraba ya da kayıtsız arkadaş tanıklığı çoğu zaman yeterli görülmez. Banka kayıtları ve yazışmalar tanık anlatımlarını güçlendirir.
İşe giriş bildirgem var, bu hizmet tespiti için yeterli mi?
Hayır. Yargıtay 10. HD'nin 2018/2988 E. sayılı kararına göre işe giriş bildirgesi yazılı delildir ama sigortalılığın kabulü için tek başına yeterli değildir; fiili çalışmanın da inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir.
Asgari ücretten gösterildim, gerçek maaşımı tespit ettirebilir miyim?
Evet, prime esas kazancın tespiti aynı madde kapsamında istenebilir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.2025 tarihli kararına göre yasal sınırı aşan ücret; imzalı makbuz, banka kaydı, ticari defter ya da bordro gibi yazılı delillerle ispatlanmalıdır. Yazılı delil başlangıcı varsa tanık da dinlenebilir.
İşveren şirket kapandıysa hizmet tespiti davası açılabilir mi?
Evet. Şirket ticaret sicilinden silinmişse, mahkeme önce şirketin ihyası için dava açılmasına süre verir; ihya edilen şirketle taraf teşkili sağlanarak karar verilir (Yargıtay 10. HD, 2019/5339 E.). Taşeron ilişkisi varsa asıl işveren de sorumludur.
Sigortalı öldüyse mirasçılar hizmet tespiti davası açabilir mi?
Evet, hak sahipleri dava açabilir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre süre ölüm tarihinden değil, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl olarak hesaplanır (HGK, 2018/10-171 E., 2020/75 K.).
Hizmet tespiti davası emeklilik tarihimi öne çeker mi?
Tespit edilen günler prim gününüze eklenir. Çalışma ilk SGK kaydınızdan önceki bir döneme aitse sigortalılık başlangıcınız da öne çekilir; bu, EYT ya da 1999-2008 girişlilerin şartları bakımından hangi gruba girdiğinizi değiştirebilir.
SGK'ya şikâyet etmek dava açmakla aynı sonucu verir mi?
Her zaman değil. SGK denetiminde kayıt ve belgeye dayanmadan tespit edilen çalışmalarda, tespit tarihinden geriye en fazla bir yıllık kısım dikkate alınır (5510 m.86). Daha uzun dönemler için dava gerekir; denetim tutanağı ise davada güçlü bir delildir.
Çalışmaya devam ederken dava açarsam işten çıkarılabilir miyim?
İşveren aleyhine idari ya da adli makamlara başvurmak, 4857 sayılı İş Kanunu m.18'e göre geçerli bir fesih sebebi değildir. İş güvencesi kapsamındaki işçiler bu nedenle yapılan feshe karşı işe iade isteyebilir. Beş yıllık sürenin iş ilişkisi devam ederken de işlediği unutulmamalıdır.
Hizmet tespiti davasını kazanırsam primleri ben mi ödeyeceğim?
Hayır. Tespit edilen sürelerin primleri gecikme cezası ve zammıyla birlikte SGK tarafından işverenden istenir; işverene ayrıca idari para cezası uygulanabilir.
SGK kayıtlarımı nereden görebilirim?
e-Devlet'teki "SGK Tescil ve Hizmet Dökümü" hizmetinden işyeri, dönem, gün ve kazanç bilgilerinizi görebilir, barkodlu belge olarak indirebilirsiniz.
- hizmet tespiti davası
- sigortasız çalışma
- hak düşürücü süre
- bordro tanığı
- prime esas kazanç tespiti
- ücret tespiti davası
- işe giriş bildirgesi
- sgk eksik gün
- hizmet dökümü
- iş mahkemesi
- sigorta başlangıcı
- 5510 sayılı kanun
Bu konudaki hizmetlerimiz
Sosyal Güvenlik Hukuku



